‹ Ana sayfa
Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/13813 K.2011/2622

Esas No: 2011/13813 · Karar No: 2011/2622 · Karar Tarihi: 11.10.2011
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanığın hırsızlık suçundan mahkumiyet kararı ve infaz rejimi uygulamasının hukuka uygunluğu; Mahkemenin sonucu: Mahkumiyet kararı bozulmadı, ancak infaz rejimindeki hatalı hüküm düzeltilerek denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verildi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık

HÜKÜM: Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5377 sayılı Yasanın 2. maddesiyle 29/6/2005 tarihinde 5237 sayılı TCY.nın 7/3. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca, 1.6.2005 tarihinden önce işlenen suçlar yönünden, 5237 sayılı Yasanın lehe olduğu kabul edilerek yapılan uygulamalarda, aynı Yasanın 58. maddesinde düzenlenen mükerrirlere özgü infaz rejimi hükümlerinin uygulanamayacağı karşısında; tebliğnamedeki bozma isteyen düşünce benimsenmemiş,
Özgürlüğü bağlayıcı ceza ile hükümlülüğüne karar verilen sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 53. maddesi ile uygulama yapılmamış ise de, infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden; sanığın eylemini gece sayılan zaman dilimi içerisinde işlediği halde TCK.nun 143. maddesi ile cezasından artırım yapılmaması ve 5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanığın eyleminin 142/1-b, 143, 35 maddesinde düzenlenen gece vakti hırsızlığa teşebbüs suçunun yanında aynı Yasanın 116/1-4. maddesinde tanımlanan geceleyin konut dokunulmazlığını bozmak suçunu da oluşturduğunun gözetilmemesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Sanığın, önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 7/3. maddesi dikkate alınmadan 58/6. maddesi ile yazılı şekilde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına’ ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?