Yargıtay13. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/13490 K.2011/4159
Özet: (1) Sanıkların hırsızlık suçundan verilen hapis cezaları, 2005 yılında yürürlüğe giren yeni Türk Ceza Kanunu hükümleri ve mükerrirlere özgü infaz rejimi kurallarının geriye dönük uygulanması talebi üzerine incelendi; (2) Yargıtay, suçun işlendiği tarihte yürürlükte olmayan infaz rejimi hükümlerinin sanık aleyhine uygulanamayacağını belirleyerek, ilgili mahkeme kararını kanun yararına bozdu ve 58/6 maddesine dayanarak verilen infaz rejimi hükmünü iptal etti.
Hırsızlık suçundan sanık ...'un 5237 sayılı TCK'nun 142/1-b, 143 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, bu cezanın anılan kanunun 58/6.maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Ankara 21. Asliye Ceza mahkemesinin 30.03.2006 tarihli ve 2005/1065 esas, 2006/239 karar sayılı kararı ile hırsızlık suçundan sanıklar ... ve ... 'in 765 sayılı TCK'nun 493/1-son 522,81 maddeleri uyarınca 2 yıl 8 ay 1 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin aynı mahkemenin 21.12.2000z tarihli ve 2000/1151-29 sayılı kararının infazı sırasında 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine Sanık ...'ın 5237 TCK'nun 142/1-e maddesi gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı kanunun 58/6 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ilişkin aynı Mahkeminin 20.06.2005 tarihli, 2000/29-1151 sayılı ek kararına karşı Adalet Bakanlığının 07.08.2009 gün ve 2009/9102/44310 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.09.2009 tarih ve 2009/195097 sayılı ihbar yazısında:
"Tüm dosya kapsamına göre;
1- Sanık ... hakkındaki karar ve sanık ... hakkındaki ek karar yönünden; suç tarihinin 14.12.1999 olduğu somut olayda. Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28.12.2005 tarihli ve 2005/11724-19669 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 7.maddesinin 2.fıkrasında "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." 3.fıkrasında "Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrür ile ilgili olanlar hariç, infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır." şeklinde infaz rejimi ile ilgili düzenlemelere yer verilmesi karşısında, sanıklar hakkında suç tarihinde yürürlükte olmayan, infaz rejimi ile ilgili bulunan ve sanıklar aleyhine hüküm doğruacak surette, haklarında hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinde;
2- Sanıklar ... ve ... haklarındaki ek karar yönünden; 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 7/2.maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3.maddesindeki" Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması, suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararma nazaran, lehe kanunun tespit edilip, uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, delil toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa ya da cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması imkanı sonraki kanun ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden, dosya üzerinde karar verilmesinde,
İsabet görülmediğinden bahisle kararın kanun yararına bozulması Dairemizden istenilmiş olmakla;
Gereği Düşünüldü:
1- Hükümlü ... hakkında kurulan hükme yönelik incelemede;
İncelenen dosya içeriğine göre 5377 sayılı Yasanın 2.maddesiyle 29.06.2005 tarihinde 5237 sayılı Yasanın 7/3. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlar yönünden mükerrirlere özgü infaz rejimi hükümleri uygulanamayacağından kanun yararına bozma isteminin kabulü ile hırsızlık suçundan hükümlü ... hakkındaki 30.03.2006 tarih ve 2005/1065 E, 2006/239 karar sayılı Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesi kararının CMK 309/4-d maddesi uyarınca Kanun Yararına BOZULMASINA, Hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK'nun 58/6 maddesinin uygulanması bölümün çıkartılmasına, karardaki diğer yönlerin saklı tutulmasına,
2- Hükümlüler ... , ... haklarındaki hükmün incelenmesinde;
Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3 maddesindeki "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir" şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarihli, 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe kanunun tespit edilip uygulanması herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmasını, delil toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa, ya da cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması imkanı sonraki kanun ile doğmuşsa hükümde değişiklik yapılmasının duruşmalı olarak yapılması zorunlu olduğu gözetilmeden dosya üzerinde karar verilmesi, ayrınca 5377 sayılı Yasanın 2.maddesiyle 29.06.2005 tarihinde 5237 sayılı Yasanın 7/3 maddesinde yapılan değişiklik uyarınca 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlar yönünden mükerrirlere özgü infaz rejimi hükümleri uygulanamayacağından; Kanun Yararına bozma isteminin kabulü ile Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.06.2005 tarihli ve 20.06.2005 tarihli 2000/29-1151 sayılı ve ek kararlarının CMK'nun 309/3 maddesi gereğince Kanun Yararına BOZULMASINA Mahkemece yeniden değerlendirme yargılaması yapılması için dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine 02.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
"Tüm dosya kapsamına göre;
1- Sanık ... hakkındaki karar ve sanık ... hakkındaki ek karar yönünden; suç tarihinin 14.12.1999 olduğu somut olayda. Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28.12.2005 tarihli ve 2005/11724-19669 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 7.maddesinin 2.fıkrasında "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." 3.fıkrasında "Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrür ile ilgili olanlar hariç, infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır." şeklinde infaz rejimi ile ilgili düzenlemelere yer verilmesi karşısında, sanıklar hakkında suç tarihinde yürürlükte olmayan, infaz rejimi ile ilgili bulunan ve sanıklar aleyhine hüküm doğruacak surette, haklarında hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinde;
2- Sanıklar ... ve ... haklarındaki ek karar yönünden; 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 7/2.maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3.maddesindeki" Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması, suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararma nazaran, lehe kanunun tespit edilip, uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, delil toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa ya da cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması imkanı sonraki kanun ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden, dosya üzerinde karar verilmesinde,
İsabet görülmediğinden bahisle kararın kanun yararına bozulması Dairemizden istenilmiş olmakla;
Gereği Düşünüldü:
1- Hükümlü ... hakkında kurulan hükme yönelik incelemede;
İncelenen dosya içeriğine göre 5377 sayılı Yasanın 2.maddesiyle 29.06.2005 tarihinde 5237 sayılı Yasanın 7/3. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlar yönünden mükerrirlere özgü infaz rejimi hükümleri uygulanamayacağından kanun yararına bozma isteminin kabulü ile hırsızlık suçundan hükümlü ... hakkındaki 30.03.2006 tarih ve 2005/1065 E, 2006/239 karar sayılı Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesi kararının CMK 309/4-d maddesi uyarınca Kanun Yararına BOZULMASINA, Hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK'nun 58/6 maddesinin uygulanması bölümün çıkartılmasına, karardaki diğer yönlerin saklı tutulmasına,
2- Hükümlüler ... , ... haklarındaki hükmün incelenmesinde;
Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3 maddesindeki "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir" şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarihli, 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe kanunun tespit edilip uygulanması herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmasını, delil toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa, ya da cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması imkanı sonraki kanun ile doğmuşsa hükümde değişiklik yapılmasının duruşmalı olarak yapılması zorunlu olduğu gözetilmeden dosya üzerinde karar verilmesi, ayrınca 5377 sayılı Yasanın 2.maddesiyle 29.06.2005 tarihinde 5237 sayılı Yasanın 7/3 maddesinde yapılan değişiklik uyarınca 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlar yönünden mükerrirlere özgü infaz rejimi hükümleri uygulanamayacağından; Kanun Yararına bozma isteminin kabulü ile Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.06.2005 tarihli ve 20.06.2005 tarihli 2000/29-1151 sayılı ve ek kararlarının CMK'nun 309/3 maddesi gereğince Kanun Yararına BOZULMASINA Mahkemece yeniden değerlendirme yargılaması yapılması için dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine 02.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.