Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/12459 K.2011/1317
Özet: Mahkeme tarafından verilen hırsızlık mahkumiyet kararının, 5/3, 493/2 ve büyük ölçüde 5237 sayılı kanun hükümlerinin uygulamasında eksiklikler bulundurması nedeniyle, 22.09.2011 tarihli oybirliğiyle “BOZULMASI” kararı alındı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, verilen cezaya göre de, ertelenmemesine veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesine ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden REDDİNE,
Ancak;
1- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün maddelerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilmeyip, 5237 sayılı yasaya göre verilmesi gereken ceza denetime olanak sağlayacak şekilde belirlenmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2- Müşteki, suça konu aracının kapılarını kilitlediğini, olaydan sonra şöfor mahallindeki paspas üzerinde oto kapı anahtarı bulduğunu, denediğinde kapının açıldığı ve anahtarın kendisine ait olmadığı, muhtemelen hırsız ve hırsızlara ait olabileceğini ve anahtar uydurulmak suretiyle aracının çalındığını belirtmesi karşısında 765 sayılı TCK.'nın 493/2 maddesi ile uygulama yapılması gerekirken kararda yazılı şekilde uygulama yapılması,
3- Adli sicil kaydından sanığın birden fazla tekerrüre esas sabıka kaydı bulunduğu anlaşılmakla, denetime olanak sağlanması bakımından sanığın tekerrüre esas alınan önceki hükümlülüğünün neden ibaret olduğunun karar yerinde gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 22.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, verilen cezaya göre de, ertelenmemesine veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesine ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden REDDİNE,
Ancak;
1- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün maddelerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilmeyip, 5237 sayılı yasaya göre verilmesi gereken ceza denetime olanak sağlayacak şekilde belirlenmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2- Müşteki, suça konu aracının kapılarını kilitlediğini, olaydan sonra şöfor mahallindeki paspas üzerinde oto kapı anahtarı bulduğunu, denediğinde kapının açıldığı ve anahtarın kendisine ait olmadığı, muhtemelen hırsız ve hırsızlara ait olabileceğini ve anahtar uydurulmak suretiyle aracının çalındığını belirtmesi karşısında 765 sayılı TCK.'nın 493/2 maddesi ile uygulama yapılması gerekirken kararda yazılı şekilde uygulama yapılması,
3- Adli sicil kaydından sanığın birden fazla tekerrüre esas sabıka kaydı bulunduğu anlaşılmakla, denetime olanak sağlanması bakımından sanığın tekerrüre esas alınan önceki hükümlülüğünün neden ibaret olduğunun karar yerinde gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 22.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.