Yargıtay13. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/1036 K.2012/3606
Özet: (1) Sanık, mağdurun evinin altındaki deponun darabasındaki asma kilidi iki arkadaşıyla kırıp içerideki küçükbaş hayvanları çalarak hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçunu işlemiştir. (2) Mahkeme, sanığın hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar hak yoksunluğunu kaldırarak hükmü düzeltmiş ve 20.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suç tarihinde saat 02:30 sıralarında mağdurun evinin altındaki deponun darabasındaki asma kilidi iki arkadaşı ile kırıp, içerideki küçükbaş hayvanları çalan sanığın eyleminin hırsızlık suçunun yanında, 5237 sayılı TCK’nın 116/1-4, 119/1-c maddelerine uyan konut dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturduğu gözetilerek, bu suçla ilgili bir uygulama yapılmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, sanık hakkında verilen hapis cezasının süresi itibariyle paraya çevrilmeyeceği ve tedbir uygulanmayacağının anlaşılması karşısında; gerekçede bu hususun belirtilmiş olması hukuki bir değer taşımadığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında hak yoksunluklarının seçimlik olmaması nedeniyle, 5237 sayılı Kanunun 53/3. maddesi gözetilerek, 53/1. maddesindeki tüm fıkraların uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘TCK’nın 53/1. maddesinin b bendinde ön görülen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suç tarihinde saat 02:30 sıralarında mağdurun evinin altındaki deponun darabasındaki asma kilidi iki arkadaşı ile kırıp, içerideki küçükbaş hayvanları çalan sanığın eyleminin hırsızlık suçunun yanında, 5237 sayılı TCK’nın 116/1-4, 119/1-c maddelerine uyan konut dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturduğu gözetilerek, bu suçla ilgili bir uygulama yapılmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, sanık hakkında verilen hapis cezasının süresi itibariyle paraya çevrilmeyeceği ve tedbir uygulanmayacağının anlaşılması karşısında; gerekçede bu hususun belirtilmiş olması hukuki bir değer taşımadığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında hak yoksunluklarının seçimlik olmaması nedeniyle, 5237 sayılı Kanunun 53/3. maddesi gözetilerek, 53/1. maddesindeki tüm fıkraların uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘TCK’nın 53/1. maddesinin b bendinde ön görülen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.