Yargıtay 12. Hukuk Dairesi İcra ve İflas Hukuku İhale Hukuku
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2009/25585 K.2010/6636
Özet: (1) Uyuşmazlık, ihalenin feshini isteyen şikayetçinin yurt içinde adres göstermemesi nedeniyle İcra ve İflas Kanunu 134/2 maddesinin şartını yerine getirmemesine dayanıyor; (2) Mahkeme, şikayetin reddi yerine temyiz itirazlarını kabul ederek kararın bozulmasına hükmetti.
MAHKEMESİ: Büyükçekmece İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 05/05/2009
NUMARASI: 2008/1311-2009/593
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
İİK. nun 134/2. maddesinde “ihalenin feshini, Borçlar Kanunu’nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler, yurt içinde bir adres göstermek koşulu ile icra mahkemesinden şikayet yoluyla ihale tarihinden itibaren 7 gün içinde isteyebilirler” hükmüne yer verilmiştir.
Davacı asilin kendisini vekille temsil ettirmesi halinde dahi anılan maddede belirtilen bu koşulun yerine getirilmesi gereklidir. Zira vekilin vekaletten çekilmesi ihtimali gerçekleştiğinde davacı asile yapılacak tebligatlar için ve işin sürüncemede kalmamasını amaçlayan “yurt içinde adres gösterme koşulu” yerine getirilmelidir.
İİK.134/2. maddesindeki bu düzenlemenin hükümet gerekçesine bakıldığında “ihaleye iştirak edenlerin şikayet yoluyla ihalenin feshini isteyebilmeleri için, yurtiçinde adres göstermeleri zorunluluğu getirmek suretiyle kötüniyetli isteklilerin önüne geçilmesinin amaçlandığı” belirtilmiştir. Dairemizin değişen ve süreklilik arz eden içtihatlarına göre de, yurtiçinde adres gösterme koşulu ihalenin feshini isteyen üçüncü kişiler için olduğu kabul edilmekte olup takip dosyasında adresi mevcut olan alacaklı ve borçlu için anılan şart aranmamaktadır.
Somut olayda, ihalenin feshini isteyen ..., icra takibinde alacaklı ya da borçlu olmayıp, ihale konusu taşınmaz üzerinde lehine mevcut olan haciz şerhi nedeniyle tapu sicilindeki ilgili konumundadır. Buna göre, satışın yapıldığı icra takibinde üçüncü kişi olan şikayetçinin, ihalenin feshini isteyebilmesi için yurtiçinde adres göstermesi zorunludur. Şikayet dilekçesinde bu koşul yerine getirilmediği gibi, şikayet dilekçesine ekli ... Başkonsolosluğu'nca düzenlenen 08.09.2008 tarihli vekaletnamede de şikayetçi asilin adresinin “...” olarak gösterildiği ve gösterilen bu adresin yurt dışı adresi olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda, mahkemece, İİK. nun 134/2. maddesindeki koşulu taşımayan dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, şikayetin esasının incelenerek, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 23/03/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
TARİHİ: 05/05/2009
NUMARASI: 2008/1311-2009/593
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
İİK. nun 134/2. maddesinde “ihalenin feshini, Borçlar Kanunu’nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler, yurt içinde bir adres göstermek koşulu ile icra mahkemesinden şikayet yoluyla ihale tarihinden itibaren 7 gün içinde isteyebilirler” hükmüne yer verilmiştir.
Davacı asilin kendisini vekille temsil ettirmesi halinde dahi anılan maddede belirtilen bu koşulun yerine getirilmesi gereklidir. Zira vekilin vekaletten çekilmesi ihtimali gerçekleştiğinde davacı asile yapılacak tebligatlar için ve işin sürüncemede kalmamasını amaçlayan “yurt içinde adres gösterme koşulu” yerine getirilmelidir.
İİK.134/2. maddesindeki bu düzenlemenin hükümet gerekçesine bakıldığında “ihaleye iştirak edenlerin şikayet yoluyla ihalenin feshini isteyebilmeleri için, yurtiçinde adres göstermeleri zorunluluğu getirmek suretiyle kötüniyetli isteklilerin önüne geçilmesinin amaçlandığı” belirtilmiştir. Dairemizin değişen ve süreklilik arz eden içtihatlarına göre de, yurtiçinde adres gösterme koşulu ihalenin feshini isteyen üçüncü kişiler için olduğu kabul edilmekte olup takip dosyasında adresi mevcut olan alacaklı ve borçlu için anılan şart aranmamaktadır.
Somut olayda, ihalenin feshini isteyen ..., icra takibinde alacaklı ya da borçlu olmayıp, ihale konusu taşınmaz üzerinde lehine mevcut olan haciz şerhi nedeniyle tapu sicilindeki ilgili konumundadır. Buna göre, satışın yapıldığı icra takibinde üçüncü kişi olan şikayetçinin, ihalenin feshini isteyebilmesi için yurtiçinde adres göstermesi zorunludur. Şikayet dilekçesinde bu koşul yerine getirilmediği gibi, şikayet dilekçesine ekli ... Başkonsolosluğu'nca düzenlenen 08.09.2008 tarihli vekaletnamede de şikayetçi asilin adresinin “...” olarak gösterildiği ve gösterilen bu adresin yurt dışı adresi olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda, mahkemece, İİK. nun 134/2. maddesindeki koşulu taşımayan dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, şikayetin esasının incelenerek, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 23/03/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.