Yargıtay12. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2018/3237 K.2018/6417
Özet: Uyuşmazlık, vergi kanununa aykırılık suçu ile kasten yaralama davasında sanığın mahkumiyetini içermektedir. Mahkeme, 1 yıl 8 ay hapis cezası ve hükmün açıklanması kararını vererek, sonrasında ise 01/05/2013 tarihli kasten yaralama suçunun tespitiyle kesin nitelikte mahkumiyet kararı kabul etmiştir.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm: 5271 sayılı CMK'nın 231/11 maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile, 2863 sayılı Kanunun 74/1, TCK'nın 62, 53.
maddeleri gereğince mahkumiyet
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılama sonunda, 08/10/2009 tarihli karar ile sanığın, 2863 sayılı Kanunun 74/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 53, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın 03/12/2009 tarihinde kesinleştirildiği, daha sonra sanığın 01/05/2013 tarihinde kasten yaralama suçunu işlediği sabit kabul edilerek, Gaziantep 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 15/07/2014 tarihli ilamı ile kesin nitelikte mahkumiyetine hükmedildiği, ihbar üzerine yeniden ele alınan dosyada, 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasına karar verildiği anlaşılmakla,
08/10/2009 tarihli karar ile sanığın 2863 sayılı Kanunun 74/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 53, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de; anılan kararın verilmesinden önceki aşamada sanığın 03/12/2006 tarihinde Cumhuriyet savcısı huzurunda beyanının alınması sırasında Av. ...'nun zorunlu müdafii olarak atandığı, sanığın 22/08/2008 tarihli duruşmada savunmasını kendisinin yapacağını, avukat talebinin bulunmadığını beyan ettiği, dosya kapsamında sanığın, adı geçen avukata vermiş olduğu bir vekaletname bulunmadığı, Kilis 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/1240 Esas, 2009/581 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının sanığın yokluğunda verildiği, dosya kapsamında mevcut 10/12/2009 tarihli kesinleşme şerhine göre, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, itiraz üzerine Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/1849 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddi yoluyla 03/12/2009 tarihinde kesinleştiği, ancak sözü edilen merci kararının dosya içerisinde mevcut olmadığı anlaşılmakla,
Sanık tarafından Av. ...'na verilmiş bir vekaletname bulunup bulunmadığının, vekaletname bulunması halinde 08/10/2009 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının adı geçen müdafiye, vekaletname bulunmaması halinde ise sanığa tebliğ edilip edilmediğinin araştırılması, Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/1849 değişik iş sayılı kararı dosya kapsamına alınarak, anılan kararın kimin itirazı üzerine verildiğinin belirlenmesi, netice itibariyle 08/10/2009 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulüne uygun olarak kesinleştirilip kesinleştirilmediğinin tespit edilmesi ve belirtilen eksiklikler giderildikten sonra dosyanın iadesinin temini için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07/06/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Suç: 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm: 5271 sayılı CMK'nın 231/11 maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile, 2863 sayılı Kanunun 74/1, TCK'nın 62, 53.
maddeleri gereğince mahkumiyet
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılama sonunda, 08/10/2009 tarihli karar ile sanığın, 2863 sayılı Kanunun 74/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 53, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın 03/12/2009 tarihinde kesinleştirildiği, daha sonra sanığın 01/05/2013 tarihinde kasten yaralama suçunu işlediği sabit kabul edilerek, Gaziantep 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 15/07/2014 tarihli ilamı ile kesin nitelikte mahkumiyetine hükmedildiği, ihbar üzerine yeniden ele alınan dosyada, 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasına karar verildiği anlaşılmakla,
08/10/2009 tarihli karar ile sanığın 2863 sayılı Kanunun 74/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 53, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de; anılan kararın verilmesinden önceki aşamada sanığın 03/12/2006 tarihinde Cumhuriyet savcısı huzurunda beyanının alınması sırasında Av. ...'nun zorunlu müdafii olarak atandığı, sanığın 22/08/2008 tarihli duruşmada savunmasını kendisinin yapacağını, avukat talebinin bulunmadığını beyan ettiği, dosya kapsamında sanığın, adı geçen avukata vermiş olduğu bir vekaletname bulunmadığı, Kilis 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/1240 Esas, 2009/581 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının sanığın yokluğunda verildiği, dosya kapsamında mevcut 10/12/2009 tarihli kesinleşme şerhine göre, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, itiraz üzerine Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/1849 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddi yoluyla 03/12/2009 tarihinde kesinleştiği, ancak sözü edilen merci kararının dosya içerisinde mevcut olmadığı anlaşılmakla,
Sanık tarafından Av. ...'na verilmiş bir vekaletname bulunup bulunmadığının, vekaletname bulunması halinde 08/10/2009 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının adı geçen müdafiye, vekaletname bulunmaması halinde ise sanığa tebliğ edilip edilmediğinin araştırılması, Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/1849 değişik iş sayılı kararı dosya kapsamına alınarak, anılan kararın kimin itirazı üzerine verildiğinin belirlenmesi, netice itibariyle 08/10/2009 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulüne uygun olarak kesinleştirilip kesinleştirilmediğinin tespit edilmesi ve belirtilen eksiklikler giderildikten sonra dosyanın iadesinin temini için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07/06/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.