Yargıtay12. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2017/952 K.2017/9924
Özet: (1) Uyuşmazlık, sürücünün 169 promil alkol seviyesiyle trafikte geçirdiği kazada trafik güvenliğini tehlikeye sokarak tazminat ve hapis cezası üzerine temyiz iddialarıdır. (2) Mahkeme, sanığın mazeretli alkol seviyesi nedeniyle hapis cezasının “hapse çevrilmesi” kararına haklı bulundu ve evraklanan temyiz itirazlarını reddederek kararını bozmamıştır.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm: TCK'nın 179/3-2, 62/1, 50/1-a, 52/2-4 maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ile mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, bir nedene dayanmayan, mahalli Cumhuriyet savcısının, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Kasıtlı suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kastı, suçun işleniş biçimi ile meydana gelen tehlikenin ağırlığı nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, kolluk kuvvetleri tarafından yapılan yol kontrolünde 169 promil alkollü olduğu tespit edilen sanık hakkında, hak ve nesafet kurallarına uygun bir ceza tayini yerine, alt sınırdan çok fazla uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi,
2- 5271 sayılı CMK’nın 5728 sayılı Kanun’un 562. maddesiyle değişik 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenlemenin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtların birlikte ve isabetle değerlendirilmesi gerektiği, sabıkasız olup, zapta yansımış olumsuz tavrı bulunmayan, pişmanlığını dile getiren, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını talep eden ve sanığa ait dosyada mevcut '' Sürücü Belgesi Detay Bilgileri '' başlıklı evrakın incelenmesinde sanığın, 2918 sayılı kanunun 48/5 maddesine aykırılık teşkil edecek şekilde alkollü araç kullanma eylemi nedeniyle 2 adet cezanın bulunduğu ancak bu cezaların iptal edilmiş olduğu görülmekle, mahkemece “ Sanığın daha önce de alkollü araç kullandığı geçmişi, suç işleme hususundaki eğilimi dikkate alınarak bir daha suç işlemekten çekineceğine dair mahkememize olumlu bir kanaat gelmediğinden” şeklindeki dosya içeriğiyle örtüşmeyen yetersiz gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
./.
-2-
Kabule göre de;
Sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde cezanın hapse çevrileceğinin ihtarı yerine infazı kısıtlar biçimde “hapse çevrilmesine” karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın ve mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebepden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 07.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm: TCK'nın 179/3-2, 62/1, 50/1-a, 52/2-4 maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ile mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, bir nedene dayanmayan, mahalli Cumhuriyet savcısının, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Kasıtlı suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kastı, suçun işleniş biçimi ile meydana gelen tehlikenin ağırlığı nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, kolluk kuvvetleri tarafından yapılan yol kontrolünde 169 promil alkollü olduğu tespit edilen sanık hakkında, hak ve nesafet kurallarına uygun bir ceza tayini yerine, alt sınırdan çok fazla uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi,
2- 5271 sayılı CMK’nın 5728 sayılı Kanun’un 562. maddesiyle değişik 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenlemenin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtların birlikte ve isabetle değerlendirilmesi gerektiği, sabıkasız olup, zapta yansımış olumsuz tavrı bulunmayan, pişmanlığını dile getiren, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını talep eden ve sanığa ait dosyada mevcut '' Sürücü Belgesi Detay Bilgileri '' başlıklı evrakın incelenmesinde sanığın, 2918 sayılı kanunun 48/5 maddesine aykırılık teşkil edecek şekilde alkollü araç kullanma eylemi nedeniyle 2 adet cezanın bulunduğu ancak bu cezaların iptal edilmiş olduğu görülmekle, mahkemece “ Sanığın daha önce de alkollü araç kullandığı geçmişi, suç işleme hususundaki eğilimi dikkate alınarak bir daha suç işlemekten çekineceğine dair mahkememize olumlu bir kanaat gelmediğinden” şeklindeki dosya içeriğiyle örtüşmeyen yetersiz gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
./.
-2-
Kabule göre de;
Sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde cezanın hapse çevrileceğinin ihtarı yerine infazı kısıtlar biçimde “hapse çevrilmesine” karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın ve mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebepden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 07.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.