Yargıtay12. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2017/400 K.2018/10044
Özet: (1) Sanık, taksirle öldürme suçundan iddia edilen olayda otobüsle kavşağa girdiği sırada yaya ile çarpışarak ölüme neden olarak, mahkeme tarafından savunmuş ve beraat ettirilmiştir. (2) Mahkeme, suçun unsurlarının oluşmadığını tespit ederek sanığı beraat etmiş, ancak usul ve kanunlara uygunluğu için 22/10/2018 tarihinde kararın düzeltilerek onaylandığını belirtmiştir.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Katılanlar: 1-..., 2-..., 3-...,
4-..., 5-..., 6-...
Suç: Taksirle öldürme
Hüküm: Beraat
Taksirle öldürme suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
23.10.2013 tarihinde saat 07:30 sıralarında, sanığın idaresindeki otobüsü ile bölünmüş, çift yönlü, 3 şeritli, şerit çizgileri bulunan, 10,5 genişliğindeki, kuru, asfalt yolda .... istikametinden .... istikametine doğru seyir halindeyken kontrollü kavşağa geldiğinde, kendisine yanan yeşil ışıktan hızlı bir şekilde geçip kavşak ortasına geldiğinde, seyir istikametine göre sağ taraftan kendisine kırmızı yaya trafik ışığı yanan yaya geçidi üzerinden karşıdan karşıya geçmek için yola giren yaya ...‘yü görünce kavşak ortasında ani fren yapmasına rağmen ikinci şeritin başlama çizgisinde otobüsün sağ ön kısmı ile yayaya çarpması neticesinde.... nün öldüğü iddia olunan olayda, tarafsız kamu tanıkları ... ve ... ın maktülün kendisini aracın önüne attığını beyan etmeleri karşısında, katılanlar vekilinin talebiyle dinlenen tanık ... ın sanığın kırmızı ışıkta geçtiğine dair beyanına itibar edilmeyerek tebliğnamede tanık beyanları arasında çelişkinin giderilmesi amacıyla mümzi tanıkların dinlenilmesini öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suç açısından sanığa isnat olunan suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanlar vekilinin mahkemenin yanlış ve eksik değerlendirme ile beraat kararı verdiğine, sanığın kusurlu olduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında, sanık hakkında beraat hükmü kurulurken, uygulanan Kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan "Müsnet suçtan beraatine" ibaresinden önce gelmek üzere "CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca" ibaresinin yazılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Katılanlar: 1-..., 2-..., 3-...,
4-..., 5-..., 6-...
Suç: Taksirle öldürme
Hüküm: Beraat
Taksirle öldürme suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
23.10.2013 tarihinde saat 07:30 sıralarında, sanığın idaresindeki otobüsü ile bölünmüş, çift yönlü, 3 şeritli, şerit çizgileri bulunan, 10,5 genişliğindeki, kuru, asfalt yolda .... istikametinden .... istikametine doğru seyir halindeyken kontrollü kavşağa geldiğinde, kendisine yanan yeşil ışıktan hızlı bir şekilde geçip kavşak ortasına geldiğinde, seyir istikametine göre sağ taraftan kendisine kırmızı yaya trafik ışığı yanan yaya geçidi üzerinden karşıdan karşıya geçmek için yola giren yaya ...‘yü görünce kavşak ortasında ani fren yapmasına rağmen ikinci şeritin başlama çizgisinde otobüsün sağ ön kısmı ile yayaya çarpması neticesinde.... nün öldüğü iddia olunan olayda, tarafsız kamu tanıkları ... ve ... ın maktülün kendisini aracın önüne attığını beyan etmeleri karşısında, katılanlar vekilinin talebiyle dinlenen tanık ... ın sanığın kırmızı ışıkta geçtiğine dair beyanına itibar edilmeyerek tebliğnamede tanık beyanları arasında çelişkinin giderilmesi amacıyla mümzi tanıkların dinlenilmesini öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suç açısından sanığa isnat olunan suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanlar vekilinin mahkemenin yanlış ve eksik değerlendirme ile beraat kararı verdiğine, sanığın kusurlu olduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında, sanık hakkında beraat hükmü kurulurken, uygulanan Kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan "Müsnet suçtan beraatine" ibaresinden önce gelmek üzere "CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca" ibaresinin yazılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.