‹ Ana sayfa
Yargıtay12. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2017/30 K.2017/1546

Esas No: 2017/30 · Karar No: 2017/1546 · Karar Tarihi: 01.03.2017
Özet: (1) Uyuşmazlık, Hakkı Meydan’ın 19 Eylül 2005’te yaşadığı araç dışı trafik kazası sonrası tıbbi müdahaleler sonucunda ölmesiyle ilgili taksirle öldürme suçunun işlenip işlenmediği konusundaki davadır. (2) Mahkeme, sanığın eylemi ile ölüm arasında kesin illiyet bağının kurulamadığını ancak görevi ihmal suçunu oluşturduğunu belirterek taksirle öldürme suçundan mahkumiyetini bozup, dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na inceleme için göndermeye karar verdi.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi Suç: Taksirle öldürme Hüküm: TCK'nın 85/1, 50/4-1-a, 52/2-4, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet Erciş 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 26/ 03 /2015 tarih, 2015/25 - 2015/213 sayılı direnme kararı, 6763 sayılı Kanunun 36. maddesiyle değişik CMK'nın 307. maddesinin 3. fıkrası uyarınca; Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından, direnme hükmünün incelenmesi için Dairemize gönderilmekle; yeniden incelenerek gereği düşünüldü: Dairemizin 06.11.2014 tarih, 2014/17445 esas, 2014/22084 sayılı kararın yer alan'' 19.09.2005 günü saat 11.25 sıralarında geçirdiği araç dışı trafik kazası nedeniyle yaralanan ve saat 12.45 de hastaneye götürülen, burada da hayati tehlikesi yoktur denilerek 5 saat müşahade altında tutulup, tedavisi yapılarak evine gönderilen, ancak aynı gün tekrar rahatsızlanması nedeniyle aynı hastaneye götürülen 1920 doğumlu Hakkı Meydan'ın yapılan müdahalelere rağmen saat 17.45 te kurtarılamayarak ölmesi şeklindeki olayda, bozmadan sonra alınan Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun 13.03.2013 tarihli raporuna göre dosyada mevcut grafilerde bilateral multipl kot kırığı, sağ klavikula kırığı, sol pnömothoraks cilt altı amfizemi, sağ ramus pubis superior ve inferior kırığı olduğu dikkate alındığında kırıkların tespit edilememesinin eksiklik olduğu, ancak kişide tespit edilen travmatik değişimlerin ağırlıkları ve kişinin yaşı da dikkate alındığında zamanında tespit edilerek uygun tedavisinin başlanması durumunda da kişinin kurtarılmasının kesin olmadığının belirtilmesi karşısında, sanığın eylemi ile netice arasında illiyet bağının kesin bir şekilde kurulamadığı, bu nedenle sanığın taksirle öldürme suçundan sorumlu tutulamayacağı, ancak bahsedilen raporlar ve tüm dosya kapsamından sanığın üzerine düşen görevleri yerine getirmediği ve eyleminin TCK'nın 257/2. maddesindeki görevi ihmal suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, yazılı şekilde taksirle öldürme suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,'' şeklindeki bozma gerekçesinin sonucu bakımından usul ve kanuna uygun olduğundan, kararda değişiklik yapılmasına yer olmadığına, CMK 307/3. maddesi uyarınca, dosyanın incelenmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kurul Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 01.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?