Yargıtay12. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2016/924 K.2017/4569
Özet: (1) Bu mahkeme kararı, öyle bir durumda oluşan özel hayat gizliliğini ihlal suçuyla ilgili olarak, sanıkların yöneticisi ve denetçi olduğu bina yönetiminin bakıldığını iddia ettiği bir apartman içinde kamera takılmasına ilişkin delilleri inceler; (2) Mahkeme, dosyadaki delillerin sanıkların hüküm gereği suç işlemediğini göstermesi nedeniyle 5320 sayılı Kanun ve 1412 sayılı CMUK’a bağlı olarak verilen mahkumiyetin iptalini ve kararın tamamen bozulmasını hükmeder.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Özel hayatın gizliliğini ihlal
Hüküm: TCK'nın 134/1, 52. maddeleri gereğince mahkumiyet
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dosya kapsamına göre; sanık ...’ın yöneticisi, sanık ...’ın ise denetçi olduğu bina yönetimi kararı ile kot farkı nedeniyle apartmanın giriş kapısının yanında bulunan katılana ait daireyi de görecek şekilde apartmanın iç kısmından giriş kapısına doğru ve ayrıca aparmanın alt katlara iniş ve üst katlara çıkışları da görecek şekilde ses ve görüntü kaydedici kamera takılarak katılanın evine kimlerin gelip gittiğinin belirlenmesi için takıldığının iddia edildiği olayda, katılanın da katıldığı apartman yönetimin aldığı karar doğrultusunda apartmana takılan kameraların dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporuna göre sırf katılanın daire kapısına odaklanmadığı, apartmanın giriş kapısını ve bu kapıya yakın mesafede bulunan katılana ait dairenin kapısının bulunduğu apratman girişini kayıt altına aldığının tespit edilmesi karşısında, yönetici ve denetçi olan sanıkların bina güvenliği için alınan karar doğrultusunda söz konusu kameraların takıldığına yönelik haklı savunmaları karşısında mahkumiyetlerine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından beraatlerine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 31.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Özel hayatın gizliliğini ihlal
Hüküm: TCK'nın 134/1, 52. maddeleri gereğince mahkumiyet
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dosya kapsamına göre; sanık ...’ın yöneticisi, sanık ...’ın ise denetçi olduğu bina yönetimi kararı ile kot farkı nedeniyle apartmanın giriş kapısının yanında bulunan katılana ait daireyi de görecek şekilde apartmanın iç kısmından giriş kapısına doğru ve ayrıca aparmanın alt katlara iniş ve üst katlara çıkışları da görecek şekilde ses ve görüntü kaydedici kamera takılarak katılanın evine kimlerin gelip gittiğinin belirlenmesi için takıldığının iddia edildiği olayda, katılanın da katıldığı apartman yönetimin aldığı karar doğrultusunda apartmana takılan kameraların dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporuna göre sırf katılanın daire kapısına odaklanmadığı, apartmanın giriş kapısını ve bu kapıya yakın mesafede bulunan katılana ait dairenin kapısının bulunduğu apratman girişini kayıt altına aldığının tespit edilmesi karşısında, yönetici ve denetçi olan sanıkların bina güvenliği için alınan karar doğrultusunda söz konusu kameraların takıldığına yönelik haklı savunmaları karşısında mahkumiyetlerine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından beraatlerine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 31.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.