‹ Ana sayfa
Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2016/7546 K.2017/2824

Esas No: 2016/7546 · Karar No: 2017/2824 · Karar Tarihi: 05.04.2017
Özet: (1) Uyuşmazlık, 05/05/2015 tarihli celsede beliren trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun ertelenmesi ve adli para cezasına çevrilmesi gerektiğiyle ilgili taleplerden oluşuyor. (2) Mahkeme, bu talepleri reddederek 05/04/2017 tarihli karar ile hapis cezasının ertelenmesine karar vermeyi bozanı tüketti ve kararını 5320 sayılı Kanun’a uygun olarak bozdu.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm: TCK'nın 179/3-2, 62, 51. maddeleri gereğince mahkumiyet

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın 05/05/2015 tarihli celsede lehe hükümlerin uygulanmasını talep etmesine rağmen, sanık hakkında TCK'nın 50. Maddesindeki seçenek yaptırımlara çevirme hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun karar yerinde tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş olup; hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 05.04.2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ:

Tartışılacak olan husus hapis cezasının, öncelikle paraya mı çevrileceği veya erteleme hükümlerinin mi uygulanacağı hususudur.

Yasa koyucu, cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin her iki kurum yönünden bir öncelik sıralaması belirlememiş, gözetilecek ölçütleri göstermekle yetinerek hangisinin uygulanacağı hususunu hakimin takdirine bırakmıştır. Cezanın kişiselleştirilmesinde hakim, sanığın durumunu dosyadaki bilgi ve belgelere ya duruşmada edindiği izlenime göre değerlendirecek ve bu kurumlardan hangisinin uygulanacağını ya da uygulanmasının gerekmediğini kanunda öngörülen ölçütlere göre takdir edecektir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 17/12/2013 tarih 2012/12-1519 -2013/613 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, erteleme de, hapis cezasının seçenek yaptırım olarak adli para cezasına çevirmesi de cezanın suçlunun kişiliğine uydurulması, yani bireyselleştirilmesinin yollarından birisi olup mutlak olarak birinin diğerinden daha lehe olduğundan söz edilemeyecektir. Bu bağlamda ödeme gücü bulunmayan bir sanık için ertelemenin, ödeme gücü yerinde olan ve bu yönde talepte bulunan bir sanık için ise adli para cezasına çevirmenin daha lehe olduğunun kabulü mümkündür. Her somut olayda sanığın sosyal ve ekonomik durumu ile kişiliğine göre bir belirleme yapmak gerekir.

Somut olayda, işçi olup evli olan sanığın adli para cezasını ödeyemeyeceği, erteleme hükümlerinin uygulanmasının sanığın durumu itibariyle daha lehine olacağı açıktır. Sanık tarafın, lehe hükümlerin uygulanması talebinde bulunduğu ancak ne yargılama aşamasında ne de temyiz itirazlarında tayin edilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi yönünde taleplerinin de bulunmadığı görülmekle,
Yukarıda açıkladığım nedenlerden dolayı sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının ertelenmesine ilişkin hükmün, sanık tarafın lehe hüküm talebinin bulunduğundan bahisle kararda adli para cezasına çevrilme hükümlerinin tartışılmaması gerekçesiyle mahkeme kararını bozan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?