Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2016/7173 K.2016/12968
Özet: İtilafla, Asliye Ceza Mahkemesi, taksirle yaralama suçundan sanık E. ve K.’nin 2016/7173 ve 2016/12968 davalarında mahkumiyet kararını 23.11.2016; oybirliğiyle, 12. Ceza Dairesi’nin taksire dayalı kusurun yoğunluğu ve ceza aralığı göz önünde bulundurularak, beraat ve temel ceza belirlemelerine dair temyiz itirazlarını reddederek, hükmü ONANMASI’NA karar verdi.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle yaralama
Hüküm: TCK'nın 89/1, 89/2-b, 62, 51/1-3-6-7-8. maddeleri gereğince mahkumiyet.
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
İki sınır arasında temel ceza belirlenirken, suçun işleniş biçimi, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, maddede öngörülen cezanın üst sınırı da nazara alınmak suretiyle, adalet, hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, asli kusurlu sanık hakkında temel ceza belirlenirken, alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği halde asgari hadden ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozma ilamına uyularak, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin, kusura ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 23.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Taksirle yaralama
Hüküm: TCK'nın 89/1, 89/2-b, 62, 51/1-3-6-7-8. maddeleri gereğince mahkumiyet.
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
İki sınır arasında temel ceza belirlenirken, suçun işleniş biçimi, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, maddede öngörülen cezanın üst sınırı da nazara alınmak suretiyle, adalet, hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, asli kusurlu sanık hakkında temel ceza belirlenirken, alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği halde asgari hadden ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozma ilamına uyularak, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin, kusura ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 23.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.