Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2016/672 K.2017/4193
Özet: Uyuşmazlık, davacının 21.07.2004 tarihinde yatırdığı 3.000 TL kefalet parasının vadesi sonlandığında söz konusu paraya işlenen yasal faizin iadesi ve ayrıca 276,34 TL kazanç kaybı ile 1.000 TL manevi tazminat talebine ilişkinidir. Mahkeme, davacının talebini kısmen kabul ederek 276,34 TL kazanç kaybı, 1.000 TL manevi tazminat ve 3.361,88 TL yasal faizi ödemeyi kararlaştırdı.
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi
Dava: 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
Hüküm: 276,34 TL kazanç kaybı, 1.000 TL manevi tazminat ve davacı tarafından 21.07.2004 tarihinde yatırılan
3.000 TL nakdi kefalet parasının iade tarihi olan
08.04.2014 tarihine kadar işlemiş olan yasal faizinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mahkemece davacı lehine 276,34 TL kazanç kaybı ve 1.000 TL manevi tazminat ile birlikte davacı tarafından 21.07.2004 tarihinde yatırılan 3.000 TL nakdi kefalet parasının iade tarihi olan 08.04.2014 tarihine kadar işlemiş olan yasal faizine de hükmolunduğu, davacı tarafça nakdi kefalet parasının yasal faizi olarak 3.361,88 TL talep edildiği ve temyiz incelemesi sırasında Dairemizce yapılan hesaba göre de talep edilen bu miktarda isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki düşünceye iştirak olunmamış, davacının ''...'' olan adının gerekçeli karar başlığında ''...'' olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı kabul edilmiştir.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Mahkemece nakdi kefalet parasının yasal faizinin davacıya ödenmesine karar verilmesine karşın, hükmolunan miktarın açıkça yazılmaması suretiyle duraksamaya neden olunması,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün 3. fıkrasındaki ''olan yasal faizinin'' ibaresinin çıkarılarak yerine ''yasal faizi olan 3.361,88 TL'nin'' ibaresinin yazılması suretiyle eleştirilen hususlar dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dava: 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
Hüküm: 276,34 TL kazanç kaybı, 1.000 TL manevi tazminat ve davacı tarafından 21.07.2004 tarihinde yatırılan
3.000 TL nakdi kefalet parasının iade tarihi olan
08.04.2014 tarihine kadar işlemiş olan yasal faizinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mahkemece davacı lehine 276,34 TL kazanç kaybı ve 1.000 TL manevi tazminat ile birlikte davacı tarafından 21.07.2004 tarihinde yatırılan 3.000 TL nakdi kefalet parasının iade tarihi olan 08.04.2014 tarihine kadar işlemiş olan yasal faizine de hükmolunduğu, davacı tarafça nakdi kefalet parasının yasal faizi olarak 3.361,88 TL talep edildiği ve temyiz incelemesi sırasında Dairemizce yapılan hesaba göre de talep edilen bu miktarda isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki düşünceye iştirak olunmamış, davacının ''...'' olan adının gerekçeli karar başlığında ''...'' olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı kabul edilmiştir.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Mahkemece nakdi kefalet parasının yasal faizinin davacıya ödenmesine karar verilmesine karşın, hükmolunan miktarın açıkça yazılmaması suretiyle duraksamaya neden olunması,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün 3. fıkrasındaki ''olan yasal faizinin'' ibaresinin çıkarılarak yerine ''yasal faizi olan 3.361,88 TL'nin'' ibaresinin yazılması suretiyle eleştirilen hususlar dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.