Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2016/392 K.2017/3076
Özet: Uyuşmazlık, sanığın taksirle yaralama suçu nedeniyle düşümlüğünü merkeze aldığı bir durumda, katılan sürücünün yaralandığı trafik kazası konusundaki soruşturma ve şikayetlerin durma kararı üzerine kurulmuştur. Mahkeme, sanık hakdağını düşürüp, ilgili tazminat ve ilgili kararlarını uygun bularak kararı bozulmuş olarak hüküm vermiştir.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle yaralama
Hüküm: CMK'nın 223/8. maddesi gereğince düşme
Taksirle yaralama suçundan sanık hakkındaki davanın düşmesine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay tarihinde gündüz vakti, meskun mahalde, sanık, idaresindeki kamyonet ile seyir halindeyken dört yönlü kontrolsüz kavşağa geldiğinde sola dönüş yapmak için kavşağa girdiği sırada karşı yönden gelen ve düz seyir halinde olan katılan idaresindeki motosiklet ile çarpışması sonucu katılan sürücünün hayati tehlike geçirecek ve vücudunda hayati fonksiyonlarını ağır 6 derecede etkileyecek kemik kırığı oluşacak ve duyu, organ işlev kaybı meydana gelecek şekilde yaralandığı olayda, katılanın 13/08/2014 tarihinde saat 14:20 sıralarında meydana gelen kazadan bir gün sonra, 14/08/2014 tarihinde saat 09:32 sıralarında, hastanede alınan ifadesinde "şikayetim yoktur" ifadesinin bulunduğu, 19.09.2014 tarihinde ise şikayetçi olduğuna dair beyanda bulunduğu, mahkemece müştekinin soruşturma aşamasında şikayetten vazgeçmesi nedeniyle düşme kararı verildiği anlaşılmış ise de, mağdurun yaralanmasına ilişkin alınan 13.08.2014 tarihli adli muayene raporunda hayati tehlikesinin bulunduğu, vücudunda kemik kırığı meydana geldiği ve yoğun bakıma alındığının belirtilmesi karşısında, katılanın sanıktan şikayetçi olmadığına dair beyanı, gerçek iradesini yansıtmadığından, işin esasına girilerek sanığın kusur durumunun tespiti ile sonucuna göre hukuki durumun tayin ve takdiri gerekirken, yazılı şekilde düşme kararı verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 11.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Taksirle yaralama
Hüküm: CMK'nın 223/8. maddesi gereğince düşme
Taksirle yaralama suçundan sanık hakkındaki davanın düşmesine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay tarihinde gündüz vakti, meskun mahalde, sanık, idaresindeki kamyonet ile seyir halindeyken dört yönlü kontrolsüz kavşağa geldiğinde sola dönüş yapmak için kavşağa girdiği sırada karşı yönden gelen ve düz seyir halinde olan katılan idaresindeki motosiklet ile çarpışması sonucu katılan sürücünün hayati tehlike geçirecek ve vücudunda hayati fonksiyonlarını ağır 6 derecede etkileyecek kemik kırığı oluşacak ve duyu, organ işlev kaybı meydana gelecek şekilde yaralandığı olayda, katılanın 13/08/2014 tarihinde saat 14:20 sıralarında meydana gelen kazadan bir gün sonra, 14/08/2014 tarihinde saat 09:32 sıralarında, hastanede alınan ifadesinde "şikayetim yoktur" ifadesinin bulunduğu, 19.09.2014 tarihinde ise şikayetçi olduğuna dair beyanda bulunduğu, mahkemece müştekinin soruşturma aşamasında şikayetten vazgeçmesi nedeniyle düşme kararı verildiği anlaşılmış ise de, mağdurun yaralanmasına ilişkin alınan 13.08.2014 tarihli adli muayene raporunda hayati tehlikesinin bulunduğu, vücudunda kemik kırığı meydana geldiği ve yoğun bakıma alındığının belirtilmesi karşısında, katılanın sanıktan şikayetçi olmadığına dair beyanı, gerçek iradesini yansıtmadığından, işin esasına girilerek sanığın kusur durumunun tespiti ile sonucuna göre hukuki durumun tayin ve takdiri gerekirken, yazılı şekilde düşme kararı verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 11.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.