Yargıtay12. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2016/381 K.2016/4588
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu: Sanığın şirketi tarafından inşa edilen binadan düşen 1950’li kişinin ölümüne sebep olan taksirle öldürme suçundan dolayı verilen ceza ve adli para cezalarının eksik tayini, vekalet ücretinin ödenmemesi gibi usul hataları. (2) Mahkemenin sonucu: Taksirle öldürme suçundan mahkumiyet kararı (TCK 85/1, 62/1, 50/1-a-4, 52/2 maddeleri), adli para cezasının eksik tayini ve usul hatalarının düzeltilmesiyle kararın onaylanması.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle öldürme
Hüküm: TCK'nın 85/1, 62/1, 50/1-a-4, 52/2. maddeleri gereğince mahkumiyet.
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın sahibi ve yetkilisi olduğu şirketin inşaa ettiği binayı, bitişik olduğu yoldan ayıran istinat duvarı üzerinden 5 m aşağıdaki bina zeminine düşen ...(1950)’ın öldüğü olayda, sanığın asli kusurlu olduğunun tespit ve kabul edilmesi karşısında; iki sınır arasında temel ceza belirlenirken adalet, hakkaniyet ve nasafet kurallarına uygun makul bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, asgari hadden çok az uzaklaşılarak ceza tayini ile kendilerini vekil ile temsil ettiren katılanlar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi ve hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında adli para cezasının eksik tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin kusura, ceza miktarına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ve eksik incelemeye ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında uygulanan Kanun maddesinin gösterilmemesi sureti ile CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının (6.) bendi başına “TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca” ibaresinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Taksirle öldürme
Hüküm: TCK'nın 85/1, 62/1, 50/1-a-4, 52/2. maddeleri gereğince mahkumiyet.
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın sahibi ve yetkilisi olduğu şirketin inşaa ettiği binayı, bitişik olduğu yoldan ayıran istinat duvarı üzerinden 5 m aşağıdaki bina zeminine düşen ...(1950)’ın öldüğü olayda, sanığın asli kusurlu olduğunun tespit ve kabul edilmesi karşısında; iki sınır arasında temel ceza belirlenirken adalet, hakkaniyet ve nasafet kurallarına uygun makul bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, asgari hadden çok az uzaklaşılarak ceza tayini ile kendilerini vekil ile temsil ettiren katılanlar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi ve hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında adli para cezasının eksik tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin kusura, ceza miktarına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ve eksik incelemeye ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında uygulanan Kanun maddesinin gösterilmemesi sureti ile CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının (6.) bendi başına “TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca” ibaresinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.