Yargıtay12. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2016/3764 K.2017/6233
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suçlar : Çocukların cinsel istismarı, özel hayatın gizliliğini ihlal, tehdit
Karar-Hükümler : 1- Suça sürüklenen çocuk ...'ın çocukların cinsel istismarı suçundan dolayı TCK'nın 103/1, 31/3, 62, CMK'nın 231/5. maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar
2- Suça sürüklenen çocuk ...'ın özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan dolayı TCK'nın 134/1-1, 134/1-2, 31/3, 62, CMK'nın 231/5. maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar
3- Suça sürüklenen çocuk ...'ın özel hayatın gizliliğini ihlal ve tehdit suçlarından dolayı beraatine ilişkin hükümler
Çocukların cinsel istismarı suçundan suça sürüklenen çocuk ... hakkında ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan suça sürüklenen çocuk ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar ile özel hayatın gizliliğini ihlal ve tehdit suçlarından suça sürüklenen çocuk ...'ın beraatine ilişkin hükümler, mağdur vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 06.04.2015 tarihli, 2015/645-5289 sayılı kararı ile dosyanın gönderildiği Yargıtay 21. Ceza Dairesinin 03.03.2016 tarihli, 2015/10095-2016/2045 sayılı görevsizlik kararı ile “...Ayrıntısı Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 14.05.2013 gün 20-26 sayılı ve bu konudaki benzer kararlarında belirtildiği üzere; CMK'nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen suçların CMK'nın 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olup temyizinin mümkün olmadığı, sadece suça sürüklenen çocuk ... hakkında özel hayatın gizliliği ve tehdit suçlarından verilen beraat kararlarının temyize tabi olduğu anlaşılmakla; iddianamedeki sevk ve tavsife, tavsifin ağırlığına, temyizin kapsamına, Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesine göre temyiz inceleme görevi Yargıtay 12. Ceza Dairesine ait olduğu...” gerekçesine dayalı olarak dosya Dairemize gönderilmiş ise de;
Suça sürüklenen çocuk ...'ın çocukların cinsel istismarı, tehdit ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından dolayı TCK'nın 103/1.a yollamasıyla 103/1, 103/6, 31/2, 106/1, 31/2, 134/1, 2, 31/2, 54 (5395 sayılı Kanun'un 5/1) ve suça sürüklenen çocuk ...'in özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan dolayı TCK'nın 134/1, 2, 31/3 (5395 sayılı Kanun'un 5/1) maddeleri ve fıkraları gereğince cezalandırılmalarının talep edildiği 01.10.2009 tarihli iddianamede; suça sürüklenen çocuk ...'ın 13 yaşındaki mağdur ...'nın üzerindeki tişörtü ve pantolonu çıkarıp onu öptüğü ana ilişkin görüntülerin, suça sürüklenen çocuk ... tarafından gizlice kaydedilip, suça sürüklenen çocuk ... tarafından mağdurun ve her iki suça sürüklenen çocuk tarafından da diğer arkadaşlarının telefonlarına gönderildiğinin iddia edilmiş olması karşısında, iddianamedeki anlatımın içeriğinden TCK'nın 226. maddesinin 3 ve 5. fıkralarında tanımlanan müstehcenlik suçundan da dava açıldığı anlaşılmakla,
Mağdur vekili tarafından temyiz incelemesine konu edilen eylemlere ilişkin iddianamedeki sevk ve mahkeme kararındaki nitelendirmeye, 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 31. maddesi ile değişik Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesindeki; “Ceza dairelerinde: a) Daireler arasındaki iş bölümünün belirlenmesinde mahkeme kararındaki nitelendirme, mahkûmiyet dışındaki kararlarda ise iddianamede veya iddianame yerine geçen belgedeki nitelendirme esas alınır.” hükmüne, çocukların cinsel istismarı suçundan suça sürüklenen çocuk ... hakkında ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan suça sürüklenen çocuk ... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar verilmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının itiraza tabi olması nedeniyle suça sürüklenen çocuk ... hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal ve tehdit suçlarından kurulan beraat hükümleri esas alınarak görevli dairenin belirlenecek olmasına, suça sürüklenen çocuk ... hakkında beraat hükmü kurulan ve iddianamede özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğu iddia edilen eylemlerin TCK'nın 226. maddesinin 3 ve 5. fıkralarındaki müstehcenlik suçunu da oluşturmasına, anılan madde ve fıkralardaki müstehcenlik suçunun cezasının temyiz incelemesine konu edilen tehdit suçunun cezasından daha ağır olmasına, Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 05.02.2015 tarihli, 2015/9 esas, 2015/320 sayılı kararına ve 09.01.2015 olan tebliğname tarihine nazaran uygulanması gereken 24.01.2014 gün ve 2014/1 sayılı Yargıtay Büyük Genel Kurul kararı ile Yargıtay 14. Ceza Dairesi tarafından temyiz incelemesi yapılan müstehcenlik suçu ile ilgili görevli daireninin 19.01.2015 tarihli ve 2015/8 sayılı Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu kararı gereğince değiştirilerek müstehcenlik suçunun temyiz incelemesini yapma görevinin Yargıtay 18. Ceza Dairesine verilmiş olmasına göre, temyize konu hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ve beraat hükümlerinin incelenmesi görevi Yargıtay 18. Ceza Dairesine ait bulunduğundan, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın ilgili Daireye GÖNDERİLMESİNE, 13.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suçlar : Çocukların cinsel istismarı, özel hayatın gizliliğini ihlal, tehdit
Karar-Hükümler : 1- Suça sürüklenen çocuk ...'ın çocukların cinsel istismarı suçundan dolayı TCK'nın 103/1, 31/3, 62, CMK'nın 231/5. maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar
2- Suça sürüklenen çocuk ...'ın özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan dolayı TCK'nın 134/1-1, 134/1-2, 31/3, 62, CMK'nın 231/5. maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar
3- Suça sürüklenen çocuk ...'ın özel hayatın gizliliğini ihlal ve tehdit suçlarından dolayı beraatine ilişkin hükümler
Çocukların cinsel istismarı suçundan suça sürüklenen çocuk ... hakkında ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan suça sürüklenen çocuk ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar ile özel hayatın gizliliğini ihlal ve tehdit suçlarından suça sürüklenen çocuk ...'ın beraatine ilişkin hükümler, mağdur vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 06.04.2015 tarihli, 2015/645-5289 sayılı kararı ile dosyanın gönderildiği Yargıtay 21. Ceza Dairesinin 03.03.2016 tarihli, 2015/10095-2016/2045 sayılı görevsizlik kararı ile “...Ayrıntısı Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 14.05.2013 gün 20-26 sayılı ve bu konudaki benzer kararlarında belirtildiği üzere; CMK'nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen suçların CMK'nın 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olup temyizinin mümkün olmadığı, sadece suça sürüklenen çocuk ... hakkında özel hayatın gizliliği ve tehdit suçlarından verilen beraat kararlarının temyize tabi olduğu anlaşılmakla; iddianamedeki sevk ve tavsife, tavsifin ağırlığına, temyizin kapsamına, Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesine göre temyiz inceleme görevi Yargıtay 12. Ceza Dairesine ait olduğu...” gerekçesine dayalı olarak dosya Dairemize gönderilmiş ise de;
Suça sürüklenen çocuk ...'ın çocukların cinsel istismarı, tehdit ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından dolayı TCK'nın 103/1.a yollamasıyla 103/1, 103/6, 31/2, 106/1, 31/2, 134/1, 2, 31/2, 54 (5395 sayılı Kanun'un 5/1) ve suça sürüklenen çocuk ...'in özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan dolayı TCK'nın 134/1, 2, 31/3 (5395 sayılı Kanun'un 5/1) maddeleri ve fıkraları gereğince cezalandırılmalarının talep edildiği 01.10.2009 tarihli iddianamede; suça sürüklenen çocuk ...'ın 13 yaşındaki mağdur ...'nın üzerindeki tişörtü ve pantolonu çıkarıp onu öptüğü ana ilişkin görüntülerin, suça sürüklenen çocuk ... tarafından gizlice kaydedilip, suça sürüklenen çocuk ... tarafından mağdurun ve her iki suça sürüklenen çocuk tarafından da diğer arkadaşlarının telefonlarına gönderildiğinin iddia edilmiş olması karşısında, iddianamedeki anlatımın içeriğinden TCK'nın 226. maddesinin 3 ve 5. fıkralarında tanımlanan müstehcenlik suçundan da dava açıldığı anlaşılmakla,
Mağdur vekili tarafından temyiz incelemesine konu edilen eylemlere ilişkin iddianamedeki sevk ve mahkeme kararındaki nitelendirmeye, 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 31. maddesi ile değişik Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesindeki; “Ceza dairelerinde: a) Daireler arasındaki iş bölümünün belirlenmesinde mahkeme kararındaki nitelendirme, mahkûmiyet dışındaki kararlarda ise iddianamede veya iddianame yerine geçen belgedeki nitelendirme esas alınır.” hükmüne, çocukların cinsel istismarı suçundan suça sürüklenen çocuk ... hakkında ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan suça sürüklenen çocuk ... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar verilmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının itiraza tabi olması nedeniyle suça sürüklenen çocuk ... hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal ve tehdit suçlarından kurulan beraat hükümleri esas alınarak görevli dairenin belirlenecek olmasına, suça sürüklenen çocuk ... hakkında beraat hükmü kurulan ve iddianamede özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğu iddia edilen eylemlerin TCK'nın 226. maddesinin 3 ve 5. fıkralarındaki müstehcenlik suçunu da oluşturmasına, anılan madde ve fıkralardaki müstehcenlik suçunun cezasının temyiz incelemesine konu edilen tehdit suçunun cezasından daha ağır olmasına, Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 05.02.2015 tarihli, 2015/9 esas, 2015/320 sayılı kararına ve 09.01.2015 olan tebliğname tarihine nazaran uygulanması gereken 24.01.2014 gün ve 2014/1 sayılı Yargıtay Büyük Genel Kurul kararı ile Yargıtay 14. Ceza Dairesi tarafından temyiz incelemesi yapılan müstehcenlik suçu ile ilgili görevli daireninin 19.01.2015 tarihli ve 2015/8 sayılı Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu kararı gereğince değiştirilerek müstehcenlik suçunun temyiz incelemesini yapma görevinin Yargıtay 18. Ceza Dairesine verilmiş olmasına göre, temyize konu hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ve beraat hükümlerinin incelenmesi görevi Yargıtay 18. Ceza Dairesine ait bulunduğundan, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın ilgili Daireye GÖNDERİLMESİNE, 13.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.