Yargıtay12. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2016/249 K.2017/3444
Özet: Uyuşmazlık, bir otomobil sürücüsünün şarjlı arabasıyla sürücü kontrolü ve alkollü koşullarda sağa dönüş yaparak yolcularını yaralayarak vazgeçmeyen şikayetçi olmayan mağdurun yaralanmasıyla ilgili taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarının uygulanıp uygulanmadığıdır. Mahkeme, sanığın taksirle yaralama suçundan mahkumiyet kararının hatalı olduğunu, yerine trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun işlenmiş olduğuna karar vererek önceki hükmü bozup yeni mahkumiyet kararı vermiştir.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle yaralama
Hüküm: Düşme
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre; mahalli Cumhuriyet savcısının sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın idaresindeki otomobil ile olay gecesi saat 00.30 sularında, meskun mahalde, iki yönlü, düz ve görüşü açık yolda, kontrolsüz şekilde sağa dönüş manevrası yaptığı sırada, sağ şeritte seyir halinde bulunan motosikletin önünü kapamak suretiyle, motosikletin otomobilin sağ arka tampona çarpmak suretiyle devrildiği ve kendisinden şikayetçi olmayan mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmalarına neden olduğu olayda; sanığın olaydan yaklaşık 1 saat sonra yapılan ölçümde 111 promil alkollü olduğunun tesbit edildiği, sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan dava açıldığı, Dairemizin yerleşik uygulamasına göre; tehlikeli eylemin zarara yol açması halinde Kanunda öngörülen cezaların ağırlığının değil, zarar suçu- tehlike suçu ölçütünün esas alınması suretiyle, taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasının mümkün olduğu ahvalde, taksirle yaralama suçundan cezalandırılması, ancak kovuşturma şartı olan şikayetin gerçekleşmemesi ya da şikayetten vazgeçme nedeni ile taksirle yaralama suçundan cezalandırmanın mümkün olmadığı ahvalde ise, sanığın TCK'nın 179. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan cezalandırılmasının gerektiği, bu suretle somut olayda taksirle yaralama suçunun soruşturma ve kovuşturma şartı olan şikayetin gerçekleşmemesi sebebiyle trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 25.04.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Suç: Taksirle yaralama
Hüküm: Düşme
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre; mahalli Cumhuriyet savcısının sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın idaresindeki otomobil ile olay gecesi saat 00.30 sularında, meskun mahalde, iki yönlü, düz ve görüşü açık yolda, kontrolsüz şekilde sağa dönüş manevrası yaptığı sırada, sağ şeritte seyir halinde bulunan motosikletin önünü kapamak suretiyle, motosikletin otomobilin sağ arka tampona çarpmak suretiyle devrildiği ve kendisinden şikayetçi olmayan mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmalarına neden olduğu olayda; sanığın olaydan yaklaşık 1 saat sonra yapılan ölçümde 111 promil alkollü olduğunun tesbit edildiği, sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan dava açıldığı, Dairemizin yerleşik uygulamasına göre; tehlikeli eylemin zarara yol açması halinde Kanunda öngörülen cezaların ağırlığının değil, zarar suçu- tehlike suçu ölçütünün esas alınması suretiyle, taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasının mümkün olduğu ahvalde, taksirle yaralama suçundan cezalandırılması, ancak kovuşturma şartı olan şikayetin gerçekleşmemesi ya da şikayetten vazgeçme nedeni ile taksirle yaralama suçundan cezalandırmanın mümkün olmadığı ahvalde ise, sanığın TCK'nın 179. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan cezalandırılmasının gerektiği, bu suretle somut olayda taksirle yaralama suçunun soruşturma ve kovuşturma şartı olan şikayetin gerçekleşmemesi sebebiyle trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 25.04.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.