Yargıtay12. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2016/12801 K.2018/9503
Özet: Uyuşmazlık konusu, taksirle yaralama suçundan dolayı sanığın, karşı yönden gelen motosiklet sürücüsüyle çarpışarak yaralanan kişilerden doğan maddi ve manevi zarar taleplerinin (TCK 89/4) yerine getirilmesi yasaklanıp yetki genişliği kapsamında adli para cezasına tabi tutulmasıdır. Mahkeme, TCK 89/4 uyarınca taksirle yaralama suçundan mahkumiyet kararı verecek şekilde adli para cezası yerine 1 yıl hapis cezası ve 10.10.2018 tarihli kararla kararın bozulmasına karar vererek sanığın ceza miktarı hakkını saklı tutmuştur.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle yaralama
Hüküm: TCK'nın 89/1, 89/2-b, 62/1, 52, 52/4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sağa viraj alan bir araç sürücüsünün virajı açıktan alarak sol şeride tecavüz etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, kusur durumuna, bilirkişi ve adli tıp kurumunun hatalı olarak rapor düzenlediğine, farklı bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğine, ceza miktarına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına yönelik yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Meskun mahal dışında, gündüz vakti, iki yönlü, korkuluklu sert viraj olan köy yolunda sevk ve idaresindeki otomobil ile kaza mahalline geldiğinde karşı yönden gelen katılan ... idaresindeki motosikletle çarpışarak katılan sürücü ve aracında yolcu olarak bulunan katılan ...'in yaralanmalarına neden olan sanık hakkında, TCK'nın 89/4. maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, katılanların gerek soruşturma evresinde gerek kovuşturma evresinde sanıktan şikayetçi oldukları anlaşılmakla, sanık hakkında TCK'nın 89/4. madde ve fıkrasındaki taksirle yaralama suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken, suç vasfında yanılgıya düşülerek, aynı Kanun'un 89/1. madde ve fıkrası gereğince sanığın mahkumiyetine dair yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre ise:
Sanık hakkında TCK'nın 89/1. maddesi uyarınca adli para cezasına hükmedilmesine karar verilmiş olmasına rağmen temel cezanın, TCK'nın 61/8. maddesine aykırı şekilde, 1 yıl karşılığı adli para cezası olarak belirlenmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 10.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Taksirle yaralama
Hüküm: TCK'nın 89/1, 89/2-b, 62/1, 52, 52/4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sağa viraj alan bir araç sürücüsünün virajı açıktan alarak sol şeride tecavüz etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, kusur durumuna, bilirkişi ve adli tıp kurumunun hatalı olarak rapor düzenlediğine, farklı bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğine, ceza miktarına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına yönelik yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Meskun mahal dışında, gündüz vakti, iki yönlü, korkuluklu sert viraj olan köy yolunda sevk ve idaresindeki otomobil ile kaza mahalline geldiğinde karşı yönden gelen katılan ... idaresindeki motosikletle çarpışarak katılan sürücü ve aracında yolcu olarak bulunan katılan ...'in yaralanmalarına neden olan sanık hakkında, TCK'nın 89/4. maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, katılanların gerek soruşturma evresinde gerek kovuşturma evresinde sanıktan şikayetçi oldukları anlaşılmakla, sanık hakkında TCK'nın 89/4. madde ve fıkrasındaki taksirle yaralama suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken, suç vasfında yanılgıya düşülerek, aynı Kanun'un 89/1. madde ve fıkrası gereğince sanığın mahkumiyetine dair yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre ise:
Sanık hakkında TCK'nın 89/1. maddesi uyarınca adli para cezasına hükmedilmesine karar verilmiş olmasına rağmen temel cezanın, TCK'nın 61/8. maddesine aykırı şekilde, 1 yıl karşılığı adli para cezası olarak belirlenmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 10.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.