Yargıtay12. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2016/11209 K.2017/10567
Özet: Uyuşmazlık, sanığın trafikte güvenliği tehlikeye sokma suçundan mahkumiyetine ilişkin temyiz dosyasını kapsıyor; Mahkeme, mahkumiyetin kanun hükmüne uygun olmadığına, haciz kapsamında eksiklikler ve para cezasının haciz sürecini yanlış uygulamaya işaret ederek karar veriyor. Mahkeme, sanık hakkındaki hapis cezasının siyasi hâkim yanlışlık taşıdığı gerekçesiyle, hapis cezasının yürürlüğe girmesini iptal edip, cezanın yerine adli para cezası koyarak kararı bozulmasına karar vermiştir.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm: TCK'nın 179/2-3, 62/1, 50/1-a, 52/2. maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, mahalli Cumhuriyet savcısının, tekerrüre esas ilam olduğu gözetilmeden sanık hakkında adli para cezasına çevrilme hükümlerinin uygulandığına ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Kasıtlı suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kastı, suçun işleniş biçimi ile meydana gelen tehlikenin ağırlığı nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, yol kontrolünde kolluk kuvvetleri tarafından yapılan alkol ölçümünde 173 promil alkollü olduğu tespit edilen sanık hakkında, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanık hakkında tayin edilen hapis cezası paraya çevrilirken bir gün karşılığının belirlenmesi sırasında CMK'nın 232/6. maddesine aykırı olarak uygulanan kanun maddesinin ve tam gün sayısının gösterilmemesi;
3-Sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde cezanın hapse çevrileceğinin ihtarının hükümde belirtilmemesi,
Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebepden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 20.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm: TCK'nın 179/2-3, 62/1, 50/1-a, 52/2. maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, mahalli Cumhuriyet savcısının, tekerrüre esas ilam olduğu gözetilmeden sanık hakkında adli para cezasına çevrilme hükümlerinin uygulandığına ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Kasıtlı suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kastı, suçun işleniş biçimi ile meydana gelen tehlikenin ağırlığı nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, yol kontrolünde kolluk kuvvetleri tarafından yapılan alkol ölçümünde 173 promil alkollü olduğu tespit edilen sanık hakkında, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanık hakkında tayin edilen hapis cezası paraya çevrilirken bir gün karşılığının belirlenmesi sırasında CMK'nın 232/6. maddesine aykırı olarak uygulanan kanun maddesinin ve tam gün sayısının gösterilmemesi;
3-Sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde cezanın hapse çevrileceğinin ihtarının hükümde belirtilmemesi,
Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebepden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 20.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.