Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2016/10561 K.2017/7585
Özet: Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan ilk mahkemesinin 2.000 TL adli para cezası kararına itiraz eden sanık ve Cumhuriyet Savcısı—kaderi saklı tutulan ilam, deliller ve kanuna aykırılık gerekçesiyle mahkemesinin 17/10/2017 tarihli oybirliği kararına dayanarak karar bozulmuş, infazın ilk hükmeye göre gerçekleştirilmesine hükmedilmiştir.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
Hüküm: TCK'nın 179/3-2, 62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve mahalli Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
10/04/2014 tarih, 2013/275 Esas, 2014/155 Karar sayılı ilk hükmün sadece sanık tarafından temyiz edilmesi nedeniyle, Dairemizin 06/10/2015 tarih, 2014/16282 Esas, 2015/14663 Karar sayılı ilamı ile sanığın kazanılmış hakkı saklı tutularak bozma kararı verildiğinden, ilk hükümde sanık hakkında tayin edilen ceza miktarı üzerinden infazın yapılması gerektiği dikkate alınmaksızın, sanığın neticeten 2.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet Savcısının itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 17/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
Hüküm: TCK'nın 179/3-2, 62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve mahalli Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
10/04/2014 tarih, 2013/275 Esas, 2014/155 Karar sayılı ilk hükmün sadece sanık tarafından temyiz edilmesi nedeniyle, Dairemizin 06/10/2015 tarih, 2014/16282 Esas, 2015/14663 Karar sayılı ilamı ile sanığın kazanılmış hakkı saklı tutularak bozma kararı verildiğinden, ilk hükümde sanık hakkında tayin edilen ceza miktarı üzerinden infazın yapılması gerektiği dikkate alınmaksızın, sanığın neticeten 2.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet Savcısının itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 17/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.