‹ Ana sayfa
Yargıtay12. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2015/17075 K.2016/3880

Esas No: 2015/17075 · Karar No: 2016/3880 · Karar Tarihi: 14.03.2016
Özet: (1) Sanık, 26 Mayıs 1989 tarihli Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu kararıyla tescillenmiş kültürel taşınmaz üzerinde betonarme yapı inşa etmesi nedeniyle 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan yargılanmıştı. (2) Mahkeme, 1989 tarihli suçun zamanaşımına uğradığını belirterek sanığı beraat ettirdi ve ilgili kamu davasını düşürme kararı aldı.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm: Beraat

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1989 yılı olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 10/05/2010 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı olarak değerlendirilmiş, mahallinde yapılan keşif sırasında, sanık tarafından, iddianamenin kabulünden sonra dava konusu yapıların dış kısmının sıvandığının anlaşılması karşısında, bu eylem ile ilgili olarak dava zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılabileceği mümkün görülmüştür.

Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan kurum vekillerinin, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
... Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 26/05/1989 gün 470 sayılı kararı ile korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilen, ... İli, Kulu İlçesi, ... Kasabası, ... Mahallesi, 123 ada 46 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ...'ün güney doğu yamacına sanık tarafından, betonarme nitelikte yapılar inşa edildiğinden bahisle açılan kamu davası ile ilgili olarak, sanığın, tescilli kültür varlığı höyüğün bu vasfını bilip bilmediğine dair gerekli araştırma yapılmadan beraatine dair yazılı şekilde hüküm kurulmuş olmasına karşın, mahallinde yapılan keşif sonrasında inşaat mühendisi bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 08/12/2014 havale tarihli raporda, dava konusu yapılardan ev ve bir ağılın yaklaşık 30-35 yıllık, başka bir ağılın ise 25 yıllık olduğunun belirtildiği, 1989 yılı ve öncesi olarak tespit edilen suç tarihi ile inceleme tarihi arasında, lehe olan 765 sayılı TCK'nın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu, anlaşılmakla;
Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi yollamasıyla lehe neticeler doğuran (mülga) 765 sayılı TCK'nın 102/4. maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Suç tarihi olan 1989 tarihinden itibaren 765 sayılı TCK’nın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık zamanaşımı sanık hakkında iddianame düzenlenmesi tarihinden önce gerçekleşmiş olmakla, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince kamu davasının isteme uygun olarak DÜŞMESİNE, 14/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?