Yargıtay12. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/7850 K.2012/5084
Mahkemesi: Sulh Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle yaralama
Hüküm: 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b, 51/1, 51/3, 51/5 maddeleri gereğince mahkumiyet.
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii ve katılan tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın aşamalı olarak yaptığı savunmalarında, mülkiyeti kendisine ait olan binanın önüne yaptığı duvarın tapulu arazisinde kaldığını ve yaya kaldırımını işgal etmediğini beyan ettiği, dosya içeriğinden de, katılanın düştüğü yerin yaya kaldırımında mı sanığın mülkiyetinde mi kaldığının tam olarak anlaşılmadığı, davaya konu inşa edilen duvarın sanığın tapulu arazisi içinde kalıp kalmadığının tespiti açısından, dava konusu taşınmazın tapu kaydının ve komşu parselleri ve civarındaki yolları da gösteren ölçekli krokinin getirtilerek, bir fen bilirkişisi eşliğinde yerinde keşif yapılarak, bu durumun tereddüde neden olmayacak şekilde tespit edilmesi, katılanın düşmesine neden olan duvarın yaya kaldırımı üzerine yapıldığı kesin bir şekilde belirlendiği takdirde, 765 sayılı TCK'nın 459/son maddesinin uygulanmasına esas alınacak kusur oranının derecesi de saptanarak, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde eksik soruşturma ile hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı isteme uygun olarak BOZULMASINA, 23.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Taksirle yaralama
Hüküm: 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b, 51/1, 51/3, 51/5 maddeleri gereğince mahkumiyet.
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii ve katılan tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın aşamalı olarak yaptığı savunmalarında, mülkiyeti kendisine ait olan binanın önüne yaptığı duvarın tapulu arazisinde kaldığını ve yaya kaldırımını işgal etmediğini beyan ettiği, dosya içeriğinden de, katılanın düştüğü yerin yaya kaldırımında mı sanığın mülkiyetinde mi kaldığının tam olarak anlaşılmadığı, davaya konu inşa edilen duvarın sanığın tapulu arazisi içinde kalıp kalmadığının tespiti açısından, dava konusu taşınmazın tapu kaydının ve komşu parselleri ve civarındaki yolları da gösteren ölçekli krokinin getirtilerek, bir fen bilirkişisi eşliğinde yerinde keşif yapılarak, bu durumun tereddüde neden olmayacak şekilde tespit edilmesi, katılanın düşmesine neden olan duvarın yaya kaldırımı üzerine yapıldığı kesin bir şekilde belirlendiği takdirde, 765 sayılı TCK'nın 459/son maddesinin uygulanmasına esas alınacak kusur oranının derecesi de saptanarak, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde eksik soruşturma ile hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı isteme uygun olarak BOZULMASINA, 23.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.