Yargıtay12. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/375 K.2012/18392
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : 5237 sayılı TCK' nın 89/4, 22/3, 62, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet,
Taksirle yaralama suçundan, sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- 121 promil alkollü olduğu tespit edilen sanığın, olay tarihinde saat 17:30 sıralarında, gündüz vakti, iki yönlü yol üzerinde, yerleşim yeri sınırları dahilinde, sevk ve idaresindeki aracı ile seyri sırasında, kaza mahalline geldiğinde, direksiyon hakimiyetini kaybederek yol kenarında bulunan elektrik direğine çarpması üzerine, araçta yolcu olarak bulunan ... ve ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek derecede, ...'ın ise kemik kırığı oluşacak derecede yaralanması ile sonuçlanan olay nedeniyle başlatılan soruşturma sırasında, müştekilerin sanıktan şikayetçi olmadıkları, 5237 sayılı TCK'nın 89/5. maddesinde, bilinçli taksir ile dahi olsa TCK'nın 89/1 maddesindeki yaralanmaların şikayete tabi olduğunun belirtildiği, bu kapsamda sanığın sadece ...'ın yaralanmasından sorumlu tutulup, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b, 22/3. maddeleri gereğince cezalandırılması yerine, suçun niteliğinde yanılgıya düşülerek, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Sanığa isnat edilen taksirle yaralama suçunun bilinçli taksirle işlenmiş olsa da 5271 sayılı CMK'nın 253/1. maddesi gereğince uzlaşmaya tabi olduğu, ancak taraflara soruşturma ve kovuşturma safhalarında uzlaşma konusundaki iradelerinin sorulmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nın uzlaşma başlıklı 253. maddesi hükümleri anlatılıp bildirildikten sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 12/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : 5237 sayılı TCK' nın 89/4, 22/3, 62, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet,
Taksirle yaralama suçundan, sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- 121 promil alkollü olduğu tespit edilen sanığın, olay tarihinde saat 17:30 sıralarında, gündüz vakti, iki yönlü yol üzerinde, yerleşim yeri sınırları dahilinde, sevk ve idaresindeki aracı ile seyri sırasında, kaza mahalline geldiğinde, direksiyon hakimiyetini kaybederek yol kenarında bulunan elektrik direğine çarpması üzerine, araçta yolcu olarak bulunan ... ve ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek derecede, ...'ın ise kemik kırığı oluşacak derecede yaralanması ile sonuçlanan olay nedeniyle başlatılan soruşturma sırasında, müştekilerin sanıktan şikayetçi olmadıkları, 5237 sayılı TCK'nın 89/5. maddesinde, bilinçli taksir ile dahi olsa TCK'nın 89/1 maddesindeki yaralanmaların şikayete tabi olduğunun belirtildiği, bu kapsamda sanığın sadece ...'ın yaralanmasından sorumlu tutulup, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b, 22/3. maddeleri gereğince cezalandırılması yerine, suçun niteliğinde yanılgıya düşülerek, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Sanığa isnat edilen taksirle yaralama suçunun bilinçli taksirle işlenmiş olsa da 5271 sayılı CMK'nın 253/1. maddesi gereğince uzlaşmaya tabi olduğu, ancak taraflara soruşturma ve kovuşturma safhalarında uzlaşma konusundaki iradelerinin sorulmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nın uzlaşma başlıklı 253. maddesi hükümleri anlatılıp bildirildikten sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 12/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.