Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/370 K.2012/18373
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanığın taksirle yaralama suçundan mahkumiyetine ilişkin temyiz başvurusu ve ilgili delillerin değerlendirilmesi. Mahkemenin sonucu: Taksirle yaralama suçunun mahkumiyet kararı bozuldu, sanık için ceza ertelenerek yeni bir karar verildi.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle yaralama
Hüküm: 5237 sayılı TCK' nın 89/4, 62/1, 50/1-a, 52, 52/4, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve katılan tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın, hakkında tayin edilen cezanın ertelenmesi gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Gerekçeli karar başlığına 5271 sayılı CMK'nın 232/2-b maddesine aykırı olarak, katılanlar, Ayşe Demirel ve ... vekilinin ad ve soyadının yazılmaması,
2- Katılanlar, Ayşe Demirel ve ... vekilinin CMK’nın 234/2. maddesi gereğince baro tarafından tayin edildiği gözetilmeden katılanlar yararına vekalet ücreti tayini,
3- Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, yaralı sayısı ve yaralanma derecesi, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, sanığın tamamen kusurlu olduğunun teknik verilere dayalı olarak mahkemece de kabul edildiği somut olayda, şikayetçi olan beş kişinin yaralandığı olaydaki mağdurların yaralanma dereceleri ve sanığın taksirinin yoğunluğu gözetilerek, alt sınır aşılarak hak ve nasafete uygun bir ceza yerine, alt sınırdan ceza tayin edilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılanın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 12/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Taksirle yaralama
Hüküm: 5237 sayılı TCK' nın 89/4, 62/1, 50/1-a, 52, 52/4, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve katılan tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın, hakkında tayin edilen cezanın ertelenmesi gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Gerekçeli karar başlığına 5271 sayılı CMK'nın 232/2-b maddesine aykırı olarak, katılanlar, Ayşe Demirel ve ... vekilinin ad ve soyadının yazılmaması,
2- Katılanlar, Ayşe Demirel ve ... vekilinin CMK’nın 234/2. maddesi gereğince baro tarafından tayin edildiği gözetilmeden katılanlar yararına vekalet ücreti tayini,
3- Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, yaralı sayısı ve yaralanma derecesi, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, sanığın tamamen kusurlu olduğunun teknik verilere dayalı olarak mahkemece de kabul edildiği somut olayda, şikayetçi olan beş kişinin yaralandığı olaydaki mağdurların yaralanma dereceleri ve sanığın taksirinin yoğunluğu gözetilerek, alt sınır aşılarak hak ve nasafete uygun bir ceza yerine, alt sınırdan ceza tayin edilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılanın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 12/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.