Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/31918 K.2013/2424
Özet: (1) Konya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından tescillenmiş arkeolojik site alanında, sanığın yayla evine ilişkin 2863 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan şikayet; (2) Mahkeme, suçu zamanaşımı nedeniyle bozulmuş kabul ederek, mahkumiyet kararını iptal etti ve kamu davasının düşmesini kararlaştırdı.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm: 2863 sayılı Kanunun 65/b, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2, 51 maddeleri gereğince mahkumiyet
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Konya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 20/10/1989 gün ve 579 sayılı kararı ile 1. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edilen alandaki sanığa ait yayla evine ilişkin olarak inşaat mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, evin yaşının 75 yaş üstü, ağılın ise yaklaşık 30 senelik olduğunun, ev olarak belirtilen kısmın süreklilik gösteren yapı gurubunda yer aldığının belirtildiği, sanığın aşamalardaki birbiriyle tutarlı tüm beyanlarında dava konusu taşınmazın atalarından kaldığını, kendisinin yapı inşa etmediğini beyan ettiği anlaşılmakla, suç tarihinin 29.11.2007'de yapılan keşiften 30 yıl öncesi olan 1977 yılı olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem 2863 sayılı Kanunun 65/b maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK’nın 7/2 maddesi yollamasıyla lehe neticeler doğuran (mülga) 765 sayılı TCK'nın 102/4 maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 104/2 maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, suç tarihi olan 1977 yılından itibaren 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımı inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş ve 5271 sayılı CMK'nın 223/9 maddesindeki şartların da oluşmadığı anlaşılmakla, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 765 sayılı TCK’nın 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince kamu davasının isteme aykırı olarak DÜŞMESİNE, 25/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm: 2863 sayılı Kanunun 65/b, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2, 51 maddeleri gereğince mahkumiyet
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Konya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 20/10/1989 gün ve 579 sayılı kararı ile 1. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edilen alandaki sanığa ait yayla evine ilişkin olarak inşaat mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, evin yaşının 75 yaş üstü, ağılın ise yaklaşık 30 senelik olduğunun, ev olarak belirtilen kısmın süreklilik gösteren yapı gurubunda yer aldığının belirtildiği, sanığın aşamalardaki birbiriyle tutarlı tüm beyanlarında dava konusu taşınmazın atalarından kaldığını, kendisinin yapı inşa etmediğini beyan ettiği anlaşılmakla, suç tarihinin 29.11.2007'de yapılan keşiften 30 yıl öncesi olan 1977 yılı olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem 2863 sayılı Kanunun 65/b maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK’nın 7/2 maddesi yollamasıyla lehe neticeler doğuran (mülga) 765 sayılı TCK'nın 102/4 maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 104/2 maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, suç tarihi olan 1977 yılından itibaren 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımı inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş ve 5271 sayılı CMK'nın 223/9 maddesindeki şartların da oluşmadığı anlaşılmakla, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 765 sayılı TCK’nın 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince kamu davasının isteme aykırı olarak DÜŞMESİNE, 25/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.