Yargıtay12. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/2819 K.2012/28692
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 62, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet.
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın amcasının oğlu olan tanık ...'ın, 5271 sayılı CMK'nın 45. maddesine göre tanıklıktan çekinme hakkı bulunmadığı halde, çekinme hakkı kullandırılarak beyanı alınmamış ise de, mevcut delil durumuna göre tanığın beyanının tespiti zorunlu olmadığından tebliğnamedeki bozma öneren (1) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına ve oluşa göre, sanığın, aşırı hız yapmadığına, kazaya havanın yağmurlu ve yolun kaygan olmasının neden olduğuna, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Dosya kapsamına ve oluşa göre; sanığın, olay tarihinde yönetimindeki otomobili ile neden olduğu kazada asli kusurlu olduğu tespit edilmiş ise de, kaza nedeniyle iki kişinin kemik kırılmasına neden olacak şekilde yaralandıkları, sanığa ceza tayin edilirken ve iki sınır arasında temel ceza belirlenirken, cezanın alt ve üst sınırını oluşturan ceza miktarları, suçun işleniş biçimi, kusur durumu, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığının dikkate alınması esas olup, dava konusu olay sonucunda kazada yaralananların sayısı, yaralanmaların niteliği ve maddede öngörülen cezanın alt sınırı da nazara alınmak suretiyle, adalet, hakkaniyet ve nasafet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle orantısız ceza tayini,
2- 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlık ile suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılmasının gerektiği, dosya içeriğine göre; sanığın kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğu tespit edilmiş ise de, daha önce sabıkasının olmadığı, mahkemece sanığın dosyaya yansıyan iyi halinden dolayı cezasında 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesi gereğince indirim yapıldığı, sanığın kazadan sonra olay mahallini terk etmediği ve yaralılarla ilgilendiği, bütün duruşmaları takip ettiği, tespit edilen beyanlarında olayın istemeden meydana geldiğini beyan ettiği, buna göre, sanığın olumlu kişilik özelliklerine, yargılama sürecindeki davranışlarına, olayın oluş şekli ve sonuçlarına göre, dosya kapsamına uygun düşmeyen yetersiz gerekçe ile sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilmemesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkının gözetilmesi koşuluyla BOZULMASINA, 27.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 62, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet.
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın amcasının oğlu olan tanık ...'ın, 5271 sayılı CMK'nın 45. maddesine göre tanıklıktan çekinme hakkı bulunmadığı halde, çekinme hakkı kullandırılarak beyanı alınmamış ise de, mevcut delil durumuna göre tanığın beyanının tespiti zorunlu olmadığından tebliğnamedeki bozma öneren (1) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına ve oluşa göre, sanığın, aşırı hız yapmadığına, kazaya havanın yağmurlu ve yolun kaygan olmasının neden olduğuna, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Dosya kapsamına ve oluşa göre; sanığın, olay tarihinde yönetimindeki otomobili ile neden olduğu kazada asli kusurlu olduğu tespit edilmiş ise de, kaza nedeniyle iki kişinin kemik kırılmasına neden olacak şekilde yaralandıkları, sanığa ceza tayin edilirken ve iki sınır arasında temel ceza belirlenirken, cezanın alt ve üst sınırını oluşturan ceza miktarları, suçun işleniş biçimi, kusur durumu, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığının dikkate alınması esas olup, dava konusu olay sonucunda kazada yaralananların sayısı, yaralanmaların niteliği ve maddede öngörülen cezanın alt sınırı da nazara alınmak suretiyle, adalet, hakkaniyet ve nasafet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle orantısız ceza tayini,
2- 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlık ile suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılmasının gerektiği, dosya içeriğine göre; sanığın kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğu tespit edilmiş ise de, daha önce sabıkasının olmadığı, mahkemece sanığın dosyaya yansıyan iyi halinden dolayı cezasında 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesi gereğince indirim yapıldığı, sanığın kazadan sonra olay mahallini terk etmediği ve yaralılarla ilgilendiği, bütün duruşmaları takip ettiği, tespit edilen beyanlarında olayın istemeden meydana geldiğini beyan ettiği, buna göre, sanığın olumlu kişilik özelliklerine, yargılama sürecindeki davranışlarına, olayın oluş şekli ve sonuçlarına göre, dosya kapsamına uygun düşmeyen yetersiz gerekçe ile sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilmemesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkının gözetilmesi koşuluyla BOZULMASINA, 27.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.