Yargıtay12. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/24972 K.2012/24567
Özet: (1) Davacı, yasadışı örgüt üyesi olarak tutuklanması nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş; (2) Mahkeme, davacının 269,86 TL maddi ve 500 TL manevi tazminat almasını hükmederek kararını vermiş.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
DAVA: 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
HÜKÜM: 269,86 TL maddi ve 500 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre, davalı ve davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1- Davaya dayanak olan ceza davasında davacı hakkında yasadışı örgütün silahlı üyesi olmak suçundan yapılan yargılama neticesinde, davacı hakkında delil elde edilememesi nedeniyle beraat kararı verildiği, dosya içeriğine göre beraat kararı ile birlikte davacı hakkında 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan suç duyurusunda da bulunulduğu ve bu suça ilişkin olarak ... Asliye Ceza Mahkemesince davacı hakkında davanın kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine karar verildiği bu nedenlerle davacının hangi suçtan tutuklandığının anlaşılmaması karşısında, tazminat talep etme hakkının bulunup bulunmadığının tespiti bakımından gözaltı tutanakları, tutuklama ve tahliyeye ilişkin müzekkereler ve belgelerinin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde aslı ya da onaylı örneğinin getirtilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2- Manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, 1081 gün süre tutuklu kalması ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, hükmedilen manevi tazminatın bu ölçülere uymayıp eksik tayini,
3- Asgari ücret üzerinden maddi tazminata hükmedilmiş olması karşısında hesaplamada hafta sonu, dini ve milli bayram tatilleri nedeniyle indirim yapılamayacağının dikkate alınmaması,
4- Koruma tedbirleri nedeniyle hükmedilecek tazminatlar olay tarihinde geçerli olan paraya göre hesaplaması yapılarak sonucun bulunması gerekirken 1.5.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve Türk Lirasından 6 sıfır atılmasını öngören 5083 sayılı Kanun’a göre hesaplama yapılarak yanlışlıklara sebebiyet verilmesi,
Kanuna aykırı olup, davacı ve davalı vekilinin reddedilen sair itirazları dışında kalan temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 20.11.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.
DAVA: 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
HÜKÜM: 269,86 TL maddi ve 500 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre, davalı ve davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1- Davaya dayanak olan ceza davasında davacı hakkında yasadışı örgütün silahlı üyesi olmak suçundan yapılan yargılama neticesinde, davacı hakkında delil elde edilememesi nedeniyle beraat kararı verildiği, dosya içeriğine göre beraat kararı ile birlikte davacı hakkında 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan suç duyurusunda da bulunulduğu ve bu suça ilişkin olarak ... Asliye Ceza Mahkemesince davacı hakkında davanın kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine karar verildiği bu nedenlerle davacının hangi suçtan tutuklandığının anlaşılmaması karşısında, tazminat talep etme hakkının bulunup bulunmadığının tespiti bakımından gözaltı tutanakları, tutuklama ve tahliyeye ilişkin müzekkereler ve belgelerinin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde aslı ya da onaylı örneğinin getirtilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2- Manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, 1081 gün süre tutuklu kalması ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, hükmedilen manevi tazminatın bu ölçülere uymayıp eksik tayini,
3- Asgari ücret üzerinden maddi tazminata hükmedilmiş olması karşısında hesaplamada hafta sonu, dini ve milli bayram tatilleri nedeniyle indirim yapılamayacağının dikkate alınmaması,
4- Koruma tedbirleri nedeniyle hükmedilecek tazminatlar olay tarihinde geçerli olan paraya göre hesaplaması yapılarak sonucun bulunması gerekirken 1.5.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve Türk Lirasından 6 sıfır atılmasını öngören 5083 sayılı Kanun’a göre hesaplama yapılarak yanlışlıklara sebebiyet verilmesi,
Kanuna aykırı olup, davacı ve davalı vekilinin reddedilen sair itirazları dışında kalan temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 20.11.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.