Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/23836 K.2012/25299
Özet: Uyuşmazlık, koruma tedbirleri nedeniyle davacının maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin; mahkeme, davanın kısmen kabulüyle davacıya 4.048,52 TL maddi, 10.000 TL manevi ve 25.000 TL manevi tazminatı hazine üzerinden ödemeyi emrederek karar verdi.
Mahkemesi: Ağır ceza Mahkemesi
Dava: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm: Davanın kısmen kabulü ile davacı ... yönünden 4.048,52 TL maddi, 10.000 TL manevi, davacı ... yönünden 25.000 TL manevi tazminatın davalı Hazineden alınarak davacılara verilmesine
Davacıların tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı hazine vekili ve davacı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Davacı ... vekili ve Davalı Hazine vekilinin davacı ... yönünden kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı ve davacı vekillerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Davacı lehine tazminat istemine esas beraat kararının verildiği tarihte geçerli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden ''2.000'' TL vekalet ücretine hükmedildiğinin anlaşılması karşısında, aynı miktarın maddi kayıp olarak maddi tazminata ilavesi suretiyle fazla maddi tazminata hükmedilmesi,
b) Dairemizce benimsenen görüşe göre; asgari ücret üzerinden maddi tazminata hükmedilmiş olması karşısında hesaplamada hafta sonu, dini ve milli bayram tatilleri nedeniyle indirim yapılamayacağının dikkate alınmaması,
c) Davacı vekilinin dava dilekçesinde tutuklama tarihinden itibaren faiz talep etmesi karşısında hükmolunan maddi ve manevi tazminata tahliye tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, davalı ve davacı vekillerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, dosya kapsamında bilirkişi incelemesi sonucu net asgari ücret üzerinden tespit ve kabul edilen ''2.048,52'' TL'ye beraat kararının verildiği tarihte geçerli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden davacı lehine hükmedilen ''2000'' TL vekalet ücretinin eklenmesi sonucu tayin ve tespit edilen ''4.048,52'' TL'den beraat kararının verildiği tarihte geçerli Avukatlık Asgari Ücret
Tarifesi üzerinden davacı lehine hükmedilen ''2000'' TL'nin çıkartılması ve asgari ücret üzerinden maddi tazminata hükmedilmiş olması karşısında hesaplamada hafta sonu, dini ve milli bayram tatilleri nedeniyle düşülen günlere ilişkin miktarın ilavesi ile hüküm fıkrasında maddi tazminatın ''2.881,58'' TL olarak belirlenmesi ve tespit edilen maddi ve manevi tazminat miktarına ilişkin bölümde yasal faize ilişkin kısımda yer alan ''tutukluluğun son bulduğu 27.09.2007 tarihi yerine, ''tutuklama tarihi olan 27.02.2007 tarihinden'' ibaresinin yazılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Davalı Hazine vekilinin Davacı ... yönünden kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Davacı vekilinin dava dilekçesinde tutuklama tarihinden itibaren faiz talep etmesi karşısında hükmolunan manevi tazminata tahliye tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi, temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hak ve nasafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacıya, bu ölçülere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmolunması,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 26.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Dava: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm: Davanın kısmen kabulü ile davacı ... yönünden 4.048,52 TL maddi, 10.000 TL manevi, davacı ... yönünden 25.000 TL manevi tazminatın davalı Hazineden alınarak davacılara verilmesine
Davacıların tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı hazine vekili ve davacı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Davacı ... vekili ve Davalı Hazine vekilinin davacı ... yönünden kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı ve davacı vekillerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Davacı lehine tazminat istemine esas beraat kararının verildiği tarihte geçerli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden ''2.000'' TL vekalet ücretine hükmedildiğinin anlaşılması karşısında, aynı miktarın maddi kayıp olarak maddi tazminata ilavesi suretiyle fazla maddi tazminata hükmedilmesi,
b) Dairemizce benimsenen görüşe göre; asgari ücret üzerinden maddi tazminata hükmedilmiş olması karşısında hesaplamada hafta sonu, dini ve milli bayram tatilleri nedeniyle indirim yapılamayacağının dikkate alınmaması,
c) Davacı vekilinin dava dilekçesinde tutuklama tarihinden itibaren faiz talep etmesi karşısında hükmolunan maddi ve manevi tazminata tahliye tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, davalı ve davacı vekillerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, dosya kapsamında bilirkişi incelemesi sonucu net asgari ücret üzerinden tespit ve kabul edilen ''2.048,52'' TL'ye beraat kararının verildiği tarihte geçerli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden davacı lehine hükmedilen ''2000'' TL vekalet ücretinin eklenmesi sonucu tayin ve tespit edilen ''4.048,52'' TL'den beraat kararının verildiği tarihte geçerli Avukatlık Asgari Ücret
Tarifesi üzerinden davacı lehine hükmedilen ''2000'' TL'nin çıkartılması ve asgari ücret üzerinden maddi tazminata hükmedilmiş olması karşısında hesaplamada hafta sonu, dini ve milli bayram tatilleri nedeniyle düşülen günlere ilişkin miktarın ilavesi ile hüküm fıkrasında maddi tazminatın ''2.881,58'' TL olarak belirlenmesi ve tespit edilen maddi ve manevi tazminat miktarına ilişkin bölümde yasal faize ilişkin kısımda yer alan ''tutukluluğun son bulduğu 27.09.2007 tarihi yerine, ''tutuklama tarihi olan 27.02.2007 tarihinden'' ibaresinin yazılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Davalı Hazine vekilinin Davacı ... yönünden kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Davacı vekilinin dava dilekçesinde tutuklama tarihinden itibaren faiz talep etmesi karşısında hükmolunan manevi tazminata tahliye tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi, temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hak ve nasafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacıya, bu ölçülere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmolunması,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 26.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.