Yargıtay12. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/2244 K.2012/14463
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : 466 sayılı Kanuna göre tazminat istemi.
Hüküm : Davanın Reddi
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm davacı tarafından tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bozma sonrası yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
466 sayılı Kanunun 2/1. maddesinde dava açma süresinin kesinleşmiş beraat kararının bizzat sanığa tebliği ile başlayacağının öngörülmüş olması ve kesinleşmiş beraat kararının davacıya tebliğ edildiğinin dosya içeriğinden anlaşılmaması karşısında hükme esas alınan Yargıtay 9. Ceza Dairesininin 2008/4917 esas, 2009/10420 sayılı kararından sonra dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu’nun 23.03.2010 gün ve 2009/256 Esas 2010/57 sayılı kararı ile davanın süresinde açıldığının kabulü ile yargılamaya devamla esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, söz konusu yasa hükmüne ve yargısal içtihatlara yanlış anlam verilerek yazılı gerekçe ile davanın süre yönünden reddine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, davacının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 07/06/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Dava : 466 sayılı Kanuna göre tazminat istemi.
Hüküm : Davanın Reddi
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm davacı tarafından tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bozma sonrası yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
466 sayılı Kanunun 2/1. maddesinde dava açma süresinin kesinleşmiş beraat kararının bizzat sanığa tebliği ile başlayacağının öngörülmüş olması ve kesinleşmiş beraat kararının davacıya tebliğ edildiğinin dosya içeriğinden anlaşılmaması karşısında hükme esas alınan Yargıtay 9. Ceza Dairesininin 2008/4917 esas, 2009/10420 sayılı kararından sonra dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu’nun 23.03.2010 gün ve 2009/256 Esas 2010/57 sayılı kararı ile davanın süresinde açıldığının kabulü ile yargılamaya devamla esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, söz konusu yasa hükmüne ve yargısal içtihatlara yanlış anlam verilerek yazılı gerekçe ile davanın süre yönünden reddine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, davacının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 07/06/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.