Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/20643 K.2012/18183
Özet: Ağır Ceza Mahkemesi, 466 sayılı Kanun kapsamında nicel ve manevi tazminatın davalıdan alınıp davacıya verilmesi kararını, mahkeme hükmündeki vekalet ücretinin gözden kaçırılmasını ve manevi tazminatın objektif kriterler olmaksızın oybirliğiyle yüksek belirlenmesini dikkate alarak, bu hatalı hükmü önceki kararın çerçevesine aykırı buldukları gerekçeyle BOZULMASINA karar verdi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
DAVA: 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
HÜKÜM: 667 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm davacı ile davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Davanın kısmen kabul edilmesi karşısında davacı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, hayatın olağan akışı, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, tutuklu kaldığı dönemde paranın satın alma gücü, talep edilen faiz miktarı ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nasafet kurallarına uygun makul ve makbul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, hükmedilen manevi tazminat miktarının bu ölçülere uymayıp fazla olduğu,
Kanuna aykırı, davalı ve davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı tebliğnamedeki görüşe aykırı olarak BOZULMASINA, 11.09.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.
DAVA: 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
HÜKÜM: 667 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm davacı ile davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Davanın kısmen kabul edilmesi karşısında davacı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, hayatın olağan akışı, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, tutuklu kaldığı dönemde paranın satın alma gücü, talep edilen faiz miktarı ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nasafet kurallarına uygun makul ve makbul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, hükmedilen manevi tazminat miktarının bu ölçülere uymayıp fazla olduğu,
Kanuna aykırı, davalı ve davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı tebliğnamedeki görüşe aykırı olarak BOZULMASINA, 11.09.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.