Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/16144 K.2013/9100
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanığın taksirle yaralama suçundan mahkumiyetine ilişkin verilen karara karşı Mahalli Cumhuriyet Savcıları ve sanık tarafından yapılan temyiz başvurusu; Mahkemenin sonucu: Taksirle yaralama suçunun işlendiği zaman diliminin gösterilmemesi, kusur değerlendirmesinde yetersizlik ve asgari hadde cezanın uygulanması nedeniyle karar bozuldu ve mahkumiyet kararı iptal edildi.
Mahkemesi: Sulh Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle Yaralama
Hüküm: TCK 89/1, 89/2-b, 62, 52/2-4, 53/6 maddeleri gereğincemahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, Mahalli Cumhuriyet Savcıları ve sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın kusur durumuna ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Gerekçeli karar başlığında, suçun işlendiği zaman diliminin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/2-c maddesine aykırı hareket edilmesi,
2- Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, sanığın asli kusurlu olduğunun teknik verilere dayalı olarak belirlenip mahkemece de kabul edildiği somut olayda, sanığın taksirinin yoğunluğu ve mağdurda 4. derecede ağır kırık oluşacak şekilde yaralanmanın meydana gelmesi gözetilerek, alt sınır aşılarak hak ve nasafete uygun bir ceza yerine asgari hadden ceza tayin edilmesi,
Kanuna aykırı olup, Mahalli Cumhuriyet Savcılarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 08.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Taksirle Yaralama
Hüküm: TCK 89/1, 89/2-b, 62, 52/2-4, 53/6 maddeleri gereğincemahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, Mahalli Cumhuriyet Savcıları ve sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın kusur durumuna ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Gerekçeli karar başlığında, suçun işlendiği zaman diliminin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/2-c maddesine aykırı hareket edilmesi,
2- Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, sanığın asli kusurlu olduğunun teknik verilere dayalı olarak belirlenip mahkemece de kabul edildiği somut olayda, sanığın taksirinin yoğunluğu ve mağdurda 4. derecede ağır kırık oluşacak şekilde yaralanmanın meydana gelmesi gözetilerek, alt sınır aşılarak hak ve nasafete uygun bir ceza yerine asgari hadden ceza tayin edilmesi,
Kanuna aykırı olup, Mahalli Cumhuriyet Savcılarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 08.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.