Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/15848 K.2012/24546
1 kez atıf aldı 1 bozma bağlamı Sonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: Uyuşmazlık konusu, 466 sayılı Kanun kapsamında açılan tazminat davasıdır; mahkeme, davacıların maddi tazminat talebini reddederek 1.800 TL manevi tazminatı davalıdan alıp davaca vermeye karar vermiştir. Bu karar, temyiz itirazları reddedildikten sonra 20 Kasım 2012’de oy birliğiyle bozulmuş ve yeniden değerlendirilmiştir.
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi
Dava: 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
Hüküm: ... için; 3 TL maddi, 1.800 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
İdris Kanat için; maddi tazminat talebinin reddine, 1.800 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacılardan ...'in tazminat talebinin kısmen kabulüne, davacı İdris Kanat'ın maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulüne ilişkin hükümler, davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dava, 466 sayılı Kanun hükümlerine dayalı tazminat istemine ilişkin olup; Ceza Genel Kurulunun 23/03/2010 tarih ve 2009/256 Esas ve 2010/57 sayılı kararında 466 sayılı Kanunun 2. maddesindeki üç aylık sürenin başlangıcı için 21/04/1975 tarih ve 3-5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına atıf yapılarak kesinleşen beraat kararından davacının haberdar olmasının aranması gerektiği şeklindedir. Ancak adı geçen kararda tazminat davasının ne zamana kadar açılması gerektiğine dair bir açıklama yoktur. Borçlar Kanununun 60. maddesinde tazminat davasının, zarar verici fiil veya olayın vukuundan itibaren her halde 10 yıl sonra zamanaşımına uğrayacağı kabul edilmiştir. Kanun dışı yakalanan veya tutuklanan kimseler bakımından, devletin yaptığı yakalama veya tutuklama haksız fiili ceza davasının kesinleşmesi ile netleştiğinden bu tarih olayın vuku tarihi olup, bu tarihten itibaren 10 yıl dolduktan sonra 466 sayılı Kanuna göre tazminat istenemeyecektir. İncelemeye konu olan dosya kapsamına göre kesinleşmiş beraat kararının davacılara tebliğ edildiğinin anlaşılmaması ve tazminat davasına dayanak teşkil eden mahkeme dosyasındaki kesinleşme şerhine göre davacılar hakkındaki beraat kararının 02.07.1993 tarihinde kesinleştiği davacı ... için davanın 16.08.2010 tarihinde, davacı İdris Kanat için ise davanın 12.07.2010 tarihinde -10 yıl dolduktan sonra- açıldığının anlaşılması karşısında davanın süre yönünden reddine dair karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tazminata hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin reddedilen sair temyiz itirazları dışında kalan itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 20.11.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Dava: 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
Hüküm: ... için; 3 TL maddi, 1.800 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
İdris Kanat için; maddi tazminat talebinin reddine, 1.800 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacılardan ...'in tazminat talebinin kısmen kabulüne, davacı İdris Kanat'ın maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulüne ilişkin hükümler, davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dava, 466 sayılı Kanun hükümlerine dayalı tazminat istemine ilişkin olup; Ceza Genel Kurulunun 23/03/2010 tarih ve 2009/256 Esas ve 2010/57 sayılı kararında 466 sayılı Kanunun 2. maddesindeki üç aylık sürenin başlangıcı için 21/04/1975 tarih ve 3-5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına atıf yapılarak kesinleşen beraat kararından davacının haberdar olmasının aranması gerektiği şeklindedir. Ancak adı geçen kararda tazminat davasının ne zamana kadar açılması gerektiğine dair bir açıklama yoktur. Borçlar Kanununun 60. maddesinde tazminat davasının, zarar verici fiil veya olayın vukuundan itibaren her halde 10 yıl sonra zamanaşımına uğrayacağı kabul edilmiştir. Kanun dışı yakalanan veya tutuklanan kimseler bakımından, devletin yaptığı yakalama veya tutuklama haksız fiili ceza davasının kesinleşmesi ile netleştiğinden bu tarih olayın vuku tarihi olup, bu tarihten itibaren 10 yıl dolduktan sonra 466 sayılı Kanuna göre tazminat istenemeyecektir. İncelemeye konu olan dosya kapsamına göre kesinleşmiş beraat kararının davacılara tebliğ edildiğinin anlaşılmaması ve tazminat davasına dayanak teşkil eden mahkeme dosyasındaki kesinleşme şerhine göre davacılar hakkındaki beraat kararının 02.07.1993 tarihinde kesinleştiği davacı ... için davanın 16.08.2010 tarihinde, davacı İdris Kanat için ise davanın 12.07.2010 tarihinde -10 yıl dolduktan sonra- açıldığının anlaşılması karşısında davanın süre yönünden reddine dair karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tazminata hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin reddedilen sair temyiz itirazları dışında kalan itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 20.11.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.