Yargıtay12. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/11863 K.2013/4806
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın taksirle yaralama suçundan mahkumiyetine ilişkin temyiz itirazlarıdır; (2) Mahkeme, temyiz itirazlarını kabul ederek kararını bozdu ve 5237 sayılı TCK'nın ilgili maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararı iptal edildi.
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 2-b, 53/1 a-b-c-d-e maddeleri gereğince mahkumiyet.
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kendisini vekaletnameli vekil ile temsil ettiren katılan lehine avukatlık ücretine hükmedilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına ve oluşa göre, sanığın bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın olay günü sevk ve idaresindeki otomobili ile, seyir halinde iken, meskun mahal içinde kalan olay yeri kontrolsüz kavşağa geldiğinde yolun sağ tarafından gelip karşı tarafa doğru motosikletini eli ile çekmekte olan katılana çarparak (5.) derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasına neden olduğu, kazanın oluşumunda, keşfe dayalı bilirkişinin raporuna göre, sanığın meskun mahalde hızlı ... kullandığından ve şerit izleme değiştirme kurallarına riayet etmediğinden asli ve tam kusurlu olduğu tespit edilmiş ise de, sanığın aşamalardaki savunmalarında, aracı ile seyir halinde iken ara yoldan aniden yola çıkan katılana çarpmak zorunda kaldığını beyan ettiği, dosya kapsamına göre, sanığın kusurunun değişebileceği ve kusur konusunda kuşkuya düşüldüğü, olay nedeniyle tarafların kusurunun tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi ve Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden, teknik üniversite öğretim görevlilerinden veya Karayolları Genel Müdürlüğü uzman bilirkişilerinden oluşturulacak bilirkişi heyetinden rapor alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespiti gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
1- 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın geçmişteki hali, suçu işledikten sonra yargılama sürecinde pişmanlık duyup duymadığı, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlarla birlikte isabetle değerlendirilerek, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılması gerektiği gözetilmeden, sanığa verilen cezanın ertelenip ertelenmeyeceği konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
2- 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulama olanağı bulunmadığı gözetilmeden anılan madde ile hak yoksunluğuna hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 28.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 2-b, 53/1 a-b-c-d-e maddeleri gereğince mahkumiyet.
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kendisini vekaletnameli vekil ile temsil ettiren katılan lehine avukatlık ücretine hükmedilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına ve oluşa göre, sanığın bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın olay günü sevk ve idaresindeki otomobili ile, seyir halinde iken, meskun mahal içinde kalan olay yeri kontrolsüz kavşağa geldiğinde yolun sağ tarafından gelip karşı tarafa doğru motosikletini eli ile çekmekte olan katılana çarparak (5.) derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasına neden olduğu, kazanın oluşumunda, keşfe dayalı bilirkişinin raporuna göre, sanığın meskun mahalde hızlı ... kullandığından ve şerit izleme değiştirme kurallarına riayet etmediğinden asli ve tam kusurlu olduğu tespit edilmiş ise de, sanığın aşamalardaki savunmalarında, aracı ile seyir halinde iken ara yoldan aniden yola çıkan katılana çarpmak zorunda kaldığını beyan ettiği, dosya kapsamına göre, sanığın kusurunun değişebileceği ve kusur konusunda kuşkuya düşüldüğü, olay nedeniyle tarafların kusurunun tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi ve Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden, teknik üniversite öğretim görevlilerinden veya Karayolları Genel Müdürlüğü uzman bilirkişilerinden oluşturulacak bilirkişi heyetinden rapor alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespiti gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
1- 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın geçmişteki hali, suçu işledikten sonra yargılama sürecinde pişmanlık duyup duymadığı, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlarla birlikte isabetle değerlendirilerek, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılması gerektiği gözetilmeden, sanığa verilen cezanın ertelenip ertelenmeyeceği konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
2- 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulama olanağı bulunmadığı gözetilmeden anılan madde ile hak yoksunluğuna hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 28.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.