Yargıtay12. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/11583 K.2012/28682
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62, 50/4, 50/1-a, 52/2-4, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet.
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, katılanlar vekilleri ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay yerinde yapılan keşif sonrası alınan 17.01.2009 tarihli bilirkişi raporu ile 30.06.2009 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunun dosya kapsamına, olayın oluş şekline uygun olduğu anlaşıldığından tebliğnamede (1) nolu ve 5237 sayılı TCK'nın 50/4. maddesi uyarınca taksirli suçlarda süresine bakılmaksızın hapis cezalarının adli para cezasına çevrilebilme imkanının bulunması karşısında (2) nolu düşüncelerine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin sanığın kusursuz olduğuna ve beraatine karar verilmesi gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, ölen ve yaralı sayısı, yaralanma derecesi, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, sanığın tamamen kusurlu olduğunun teknik verilere dayalı olarak mahkemece de kabul edildiği somut olayda, iki kişinin öldüğü ve şikayetçi olan üç kişinin kırıklı oluşacak şekilde yaralandıkları hususu dikkate alındığında, olaydaki ölen sayısı, yaralı şikayetçilerin yaralanma dereceleri ve sanığın taksirinin yoğunluğu gözetilerek, alt sınır daha fazla aşılarak hak ve nasafete uygun bir ceza tayin edilmesi yerine yazılı şekilde ceza uygulanması,
2-Kendisini vekil ile temsil ettiren katılanlar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, katılanlar vekillerinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 27.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62, 50/4, 50/1-a, 52/2-4, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet.
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, katılanlar vekilleri ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay yerinde yapılan keşif sonrası alınan 17.01.2009 tarihli bilirkişi raporu ile 30.06.2009 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunun dosya kapsamına, olayın oluş şekline uygun olduğu anlaşıldığından tebliğnamede (1) nolu ve 5237 sayılı TCK'nın 50/4. maddesi uyarınca taksirli suçlarda süresine bakılmaksızın hapis cezalarının adli para cezasına çevrilebilme imkanının bulunması karşısında (2) nolu düşüncelerine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin sanığın kusursuz olduğuna ve beraatine karar verilmesi gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, ölen ve yaralı sayısı, yaralanma derecesi, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, sanığın tamamen kusurlu olduğunun teknik verilere dayalı olarak mahkemece de kabul edildiği somut olayda, iki kişinin öldüğü ve şikayetçi olan üç kişinin kırıklı oluşacak şekilde yaralandıkları hususu dikkate alındığında, olaydaki ölen sayısı, yaralı şikayetçilerin yaralanma dereceleri ve sanığın taksirinin yoğunluğu gözetilerek, alt sınır daha fazla aşılarak hak ve nasafete uygun bir ceza tayin edilmesi yerine yazılı şekilde ceza uygulanması,
2-Kendisini vekil ile temsil ettiren katılanlar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, katılanlar vekillerinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 27.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.