‹ Ana sayfa
Yargıtay12. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/11292 K.2013/5237

Esas No: 2012/11292 · Karar No: 2013/5237 · Karar Tarihi: 05.03.2013
Özet: Uyuşmazlık, sanığın taksirle yaralama suçundan mahkum edilmesinin hukuki usulsüzlüğü ve cezanın adil ölçütlere göre belirlenmemiş olmasıdır; Mahkeme, temyiz itirazlarını kabul ederek kararını bozdu ve yeni bir hüküm vermek üzere davayı yeniden değerlendirmeye yöneltti.
Mahkemesi: Sulh Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle yaralama
Hüküm: 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-a-b, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve mahalli Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın kusur durumuna, hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
Mağdur hakkında Van Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 14.06.2007 tarihli doktor raporunda, “sol ayak işlevinin sürekli ağrısına ve zayıflamasına neden olabilir” şeklinde görüş belirtilmiş olması karşısında, mağdurda meydana gelen yaralanmanın TCK'nın 89/2 ve 89/3. maddeleri kapsamında bulunup bulunmadığına ilişkin Adli Tıp Kurumundan usulüne uygun rapor alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de:
1- Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK'nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, sanığın asli kusurlu olduğunun mahkemece de kabul edildiği somut olayda, sanığın taksirinin yoğunluğu ve mağdurdaki yaralanmanın derecesine göre, alt sınır aşılarak hak ve nasafete uygun bir ceza tayini yerine, asgari hadden ceza tayin edilmesi,
2- TCK'nın 61/8. maddesi uyarınca; adli para cezası hesaplanırken, temel para cezasının gün olarak belirlenmesi, arttırma ve indirimlerin gün üzerinden yapılması, aynı Kanunun 52/3. maddesi uyarınca, adli para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısının kararda gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3- TCK'nın 62. maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağı hususu mahkeme hakiminin takdirine bırakılmış olmakla beraber, takdir hakkının kullanılmasında; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi sebepler göz önünde bulundurularak, dosya içeriğine ve kanunun amacına uygun, hukuk kurallarını açıkça zedelemeyen, vicdanları rahatsız etmeyecek, denetime olanak verecek, somut gerekçeler gösterilmesi gerektiği halde, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
4- Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın ve mahalli Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 05.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?