Yargıtay12. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/11240 K.2012/24323
Özet: Uyuşmazlık konusu, anne tarafından evde doğurulan bebeğin akciğer enfeksiyonu nedeniyle ölüp ölmeme kararı ve sanığın bu ölümden sorumlu olup olmadığıdır. Mahkeme, sanığı taksirle öldürme suçundan mahkum etti ve 5237 sayılı TCK'nın ilgili maddeleri uyarınca cezanın artırılmasına karar verdi.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle Öldürme
Hüküm: 5237 sayılı TCK'nın 85/1,22/3,62,53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
Ölen bebeğin akciğer enfeksiyonu sebebiyle öldüğü olayda, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu'nun raporunda "bebeğin evde doğumu sonrası aynı gün 1-2 saat sonra Of Devlet Hastanesinde annesi ile birlikte sanık ebe tarafından değerlendirildiğinin tıbbi belgeler ile beyanlardan tespit edildiği, otopsi bulgularına göre bebeğin annenin karnında doğum zamanından daha uzun süre kaldığı ve anne karnında kakasını yaptığını gösteren bulguların olduğu, doğumdan yaklaşık 17 saat önceki muayenesinde göbeği geç kesilmiş ve belirgin geç doğum ve mekonyumlu cilt bulguları olan bebeğin sanık ebe tarafından acil servise gönderilerek acil doktoru veya uzman çocuk doktoru tarafından muayene edilmesinin temini gerekirken, bebeğin eve gönderilmesinin eksik eylem olduğu, ancak evde doğan, göbeği geç kesilen anne karnında uygun zamanından daha uzun süre kaldığının belirgin bulguları olan bebeğin yenidoğan döneminde ölme olasılığının yüksek olduğunun göz önünde bulundurulması gerektiğinin" belirtildiği, Yüksek Sağlık Şurası raporunda ise bebeği hastanede gördükleri halde oluşabilecek riskleri öngörmeden hastayı eve gönderip sonradan gelişen pnömoni enfeksiyonunun erken teşhis edilmesine mani olduklarından ve uygun zamanda çocuk hastalıkları uzmanına ulaşmasını sağlamadıklarından sanık ebe ile Dr....... in kusurlu ve bebeğin ölümünden sorumlu oldukları belirtilmiş ise de; Yüksek Sağlık Şurasının raporunun bağlayıcı olmadığı da nazara alınarak, sanığa atfedilecek kusurun tartışmayı gerektirmeyecek şekilde kesin bir biçimde saptanması ve Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu nun raporunda evde doğan, göbeği geç kesilen anne karnında uygun zamanından daha uzun süre kaldığının belirgin bulguları olan bebeğin yenidoğan döneminde ölme olasılığının yüksek olduğunun belirtildiği de göz önünde bulundurularak gerekli tıbbi tedavinin yapılması halinde ölenin kurtarılıp kurtarılamayacağı hususlarında bir kez de Adli Tıp Genel Kurulundan rapor alındıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması;
Kabul ve uygulamaya göre de;
1-Katılan anne ...’nın olay günü evinde saat 16:00 sıralarında bebeğini kendi başına dünyaya getirdiği, ...’nın eşi olan katılan ...’nın Sağlık Ocağında görevli olan ebe ...'e durumu anlatarak eve getirdiği, ebe ...'in eve gittiğinde bebeğin göbek kordonunun halen kesilmediğini görmesi üzerine göbek kordonunu kestiği, müdahillerin temin ettiği araçla kendisi de eşlik ederek Of Devlet Hastanesine gittikleri, doğum servisine başvurdukları, annenin plasentasını burada bulunan nöbetçi ebe ... ile birlikte çıkardıkları, sanık nöbetçi ebe ...'ın bebeği kontrol ettiği, ertesi gün bebeği çocuk doktoruna getirmeleri gerektiğini söylediği ve müdahil ... ve bebeği birkaç saat gözetim altında tuttuktan sonra taburcu ettiği, ertesi gün hastaneye gelen anne ve bebeğin işlemlerinin yapılmasını beklediği sırada bebeğin akciğer enfeksiyonu sebebiyle öldüğü olayda koşulları oluşmadığı halde bilinçli taksirin unsurlarının oluştuğu kabul edilip sanığa hükmolunan cezada 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi gereğince arttırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
2-Sanık hakkında ek savunma hakkı tanınmadan tayin edilen cezanın 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca artırılarak savunma hakkının kısıtlanması,
3-5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine aykırı olarak sanık hakkında TCK'nın 53/6 maddesinin tatbiki sırasında uygulanan kanun maddesinin eksik gösterilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 16.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Taksirle Öldürme
Hüküm: 5237 sayılı TCK'nın 85/1,22/3,62,53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
Ölen bebeğin akciğer enfeksiyonu sebebiyle öldüğü olayda, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu'nun raporunda "bebeğin evde doğumu sonrası aynı gün 1-2 saat sonra Of Devlet Hastanesinde annesi ile birlikte sanık ebe tarafından değerlendirildiğinin tıbbi belgeler ile beyanlardan tespit edildiği, otopsi bulgularına göre bebeğin annenin karnında doğum zamanından daha uzun süre kaldığı ve anne karnında kakasını yaptığını gösteren bulguların olduğu, doğumdan yaklaşık 17 saat önceki muayenesinde göbeği geç kesilmiş ve belirgin geç doğum ve mekonyumlu cilt bulguları olan bebeğin sanık ebe tarafından acil servise gönderilerek acil doktoru veya uzman çocuk doktoru tarafından muayene edilmesinin temini gerekirken, bebeğin eve gönderilmesinin eksik eylem olduğu, ancak evde doğan, göbeği geç kesilen anne karnında uygun zamanından daha uzun süre kaldığının belirgin bulguları olan bebeğin yenidoğan döneminde ölme olasılığının yüksek olduğunun göz önünde bulundurulması gerektiğinin" belirtildiği, Yüksek Sağlık Şurası raporunda ise bebeği hastanede gördükleri halde oluşabilecek riskleri öngörmeden hastayı eve gönderip sonradan gelişen pnömoni enfeksiyonunun erken teşhis edilmesine mani olduklarından ve uygun zamanda çocuk hastalıkları uzmanına ulaşmasını sağlamadıklarından sanık ebe ile Dr....... in kusurlu ve bebeğin ölümünden sorumlu oldukları belirtilmiş ise de; Yüksek Sağlık Şurasının raporunun bağlayıcı olmadığı da nazara alınarak, sanığa atfedilecek kusurun tartışmayı gerektirmeyecek şekilde kesin bir biçimde saptanması ve Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu nun raporunda evde doğan, göbeği geç kesilen anne karnında uygun zamanından daha uzun süre kaldığının belirgin bulguları olan bebeğin yenidoğan döneminde ölme olasılığının yüksek olduğunun belirtildiği de göz önünde bulundurularak gerekli tıbbi tedavinin yapılması halinde ölenin kurtarılıp kurtarılamayacağı hususlarında bir kez de Adli Tıp Genel Kurulundan rapor alındıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması;
Kabul ve uygulamaya göre de;
1-Katılan anne ...’nın olay günü evinde saat 16:00 sıralarında bebeğini kendi başına dünyaya getirdiği, ...’nın eşi olan katılan ...’nın Sağlık Ocağında görevli olan ebe ...'e durumu anlatarak eve getirdiği, ebe ...'in eve gittiğinde bebeğin göbek kordonunun halen kesilmediğini görmesi üzerine göbek kordonunu kestiği, müdahillerin temin ettiği araçla kendisi de eşlik ederek Of Devlet Hastanesine gittikleri, doğum servisine başvurdukları, annenin plasentasını burada bulunan nöbetçi ebe ... ile birlikte çıkardıkları, sanık nöbetçi ebe ...'ın bebeği kontrol ettiği, ertesi gün bebeği çocuk doktoruna getirmeleri gerektiğini söylediği ve müdahil ... ve bebeği birkaç saat gözetim altında tuttuktan sonra taburcu ettiği, ertesi gün hastaneye gelen anne ve bebeğin işlemlerinin yapılmasını beklediği sırada bebeğin akciğer enfeksiyonu sebebiyle öldüğü olayda koşulları oluşmadığı halde bilinçli taksirin unsurlarının oluştuğu kabul edilip sanığa hükmolunan cezada 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi gereğince arttırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
2-Sanık hakkında ek savunma hakkı tanınmadan tayin edilen cezanın 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca artırılarak savunma hakkının kısıtlanması,
3-5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine aykırı olarak sanık hakkında TCK'nın 53/6 maddesinin tatbiki sırasında uygulanan kanun maddesinin eksik gösterilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 16.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.