Yargıtay12. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/10925 K.2012/7596
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın taksirle öldürme suçundan dolayı mahkum edilmesi ve sürücü belgesinin geri alınmasıdır; Mahkeme, TCK’nın 85/1, 62, 50/1‑a‑4, 52, 53/6 maddeleri uyarınca sanığı hapis cezasına çarptı ve sürücü belgesini geri aldı.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle öldürme
Hüküm: TCK'nın 85/1, 62, 50/1-a-4, 52, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet, sürücü belgesinin geri alınması.
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii ve katılan tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafii ve katılanın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanık idaresindeki ... plakalı traktör ile Gölbaşı yönünden Kale istikametine gitmekte iken ölenin annesi ...'nun sağ elinde diğer kızı, sol elinde de ölen kızı olduğu halde yolun sağını takiben yürümekte oldukları, karşı yönden gelen traktörün 2000 doğumlu ...'na çarptığı, çarpma noktasının yolun sol kenarına 1,67 metre mesafede kaplama içinde olduğu, yayaların yürüyüş yönüne göre 70 cm banket bulunduğu, 4,30 metre genişlikteki yolda, solda yürüyen yayalara rağmen sağa yanaşmaya özen göstermeyen, kontrollü seyretmeyen, varlığını belirtecek tarzda ikazda bulunmayan ve tedbir almakta yetersiz ve geç kalmış olan traktör sürücüsü sanığın 9,70 metre fren iziyle çarptığı olayda, çarpmanın kaplama içinde meydana gelmiş olması nedeniyle trafik kazası tespit tutanağı ve keşif sonucu alınan bilirkişi raporu ile Adli Tıp Kurumu ve İstanbul Teknik Üniversitesinden alınan raporlar arasında sanığın kusur durumuna ilişkin oluşan çelişkinin giderilmesi bakımından, Karayolları Genel Müdürlüğünden oluşturulacak bilirkişi kurulundan rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Duruşmaya gelen ve tutanaklara göre Mahkeme heyetince olumsuz davranışı da tespit edilmeyen sanık hakkında; bozmadan önceki hükümde, sanığın duruşmalara gelmesi, mahkeme heyetine saygılı tutumu gerekçeleriyle TCK'nın 62. maddesi uygulandığı halde bozmadan sonra takdiri hafifletici nedenlerin "olumlu davranışına rastlanılmadığından" şeklindeki gerekçeyle uygulanmamasına karar verilmesi,
3- Bozmadan önceki hükümde sanığa verilen hapis cezası sanığın kişiliği, şahsi, sosyal ve ekonomik durumu yargılama aşamasında duyduğu pişmanlık ve suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınırak para cezasına çevrildiği halde bozmadan sonra paraya çevrilip çevrilmeyeceğinin tartışılmaması,
Kabule göre de;
1- Sanık hakkında ceza tayin edilirken TCK'nın 85/1. maddesi gereğince temel ceza tayin edilip diğer uygulamalar temel ceza üzerinden hesap edilerek sonuç cezada kazanılmış hakkın belirlenmesi gerektiği dikkate alınmayarak karışıklığa neden olacak şekilde iki ayrı hüküm kurulması,
2- Hürriyeti bağlayıcı cezanın adli gün para cezasına çevrilmesi sırasında adli para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısının gösterilmemiş olması suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 19/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Taksirle öldürme
Hüküm: TCK'nın 85/1, 62, 50/1-a-4, 52, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet, sürücü belgesinin geri alınması.
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii ve katılan tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafii ve katılanın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanık idaresindeki ... plakalı traktör ile Gölbaşı yönünden Kale istikametine gitmekte iken ölenin annesi ...'nun sağ elinde diğer kızı, sol elinde de ölen kızı olduğu halde yolun sağını takiben yürümekte oldukları, karşı yönden gelen traktörün 2000 doğumlu ...'na çarptığı, çarpma noktasının yolun sol kenarına 1,67 metre mesafede kaplama içinde olduğu, yayaların yürüyüş yönüne göre 70 cm banket bulunduğu, 4,30 metre genişlikteki yolda, solda yürüyen yayalara rağmen sağa yanaşmaya özen göstermeyen, kontrollü seyretmeyen, varlığını belirtecek tarzda ikazda bulunmayan ve tedbir almakta yetersiz ve geç kalmış olan traktör sürücüsü sanığın 9,70 metre fren iziyle çarptığı olayda, çarpmanın kaplama içinde meydana gelmiş olması nedeniyle trafik kazası tespit tutanağı ve keşif sonucu alınan bilirkişi raporu ile Adli Tıp Kurumu ve İstanbul Teknik Üniversitesinden alınan raporlar arasında sanığın kusur durumuna ilişkin oluşan çelişkinin giderilmesi bakımından, Karayolları Genel Müdürlüğünden oluşturulacak bilirkişi kurulundan rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Duruşmaya gelen ve tutanaklara göre Mahkeme heyetince olumsuz davranışı da tespit edilmeyen sanık hakkında; bozmadan önceki hükümde, sanığın duruşmalara gelmesi, mahkeme heyetine saygılı tutumu gerekçeleriyle TCK'nın 62. maddesi uygulandığı halde bozmadan sonra takdiri hafifletici nedenlerin "olumlu davranışına rastlanılmadığından" şeklindeki gerekçeyle uygulanmamasına karar verilmesi,
3- Bozmadan önceki hükümde sanığa verilen hapis cezası sanığın kişiliği, şahsi, sosyal ve ekonomik durumu yargılama aşamasında duyduğu pişmanlık ve suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınırak para cezasına çevrildiği halde bozmadan sonra paraya çevrilip çevrilmeyeceğinin tartışılmaması,
Kabule göre de;
1- Sanık hakkında ceza tayin edilirken TCK'nın 85/1. maddesi gereğince temel ceza tayin edilip diğer uygulamalar temel ceza üzerinden hesap edilerek sonuç cezada kazanılmış hakkın belirlenmesi gerektiği dikkate alınmayarak karışıklığa neden olacak şekilde iki ayrı hüküm kurulması,
2- Hürriyeti bağlayıcı cezanın adli gün para cezasına çevrilmesi sırasında adli para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısının gösterilmemiş olması suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 19/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.