Yargıtay12. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/10197 K.2012/8558
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 89/1- 89/2-b, 52/2, 53/6 maddelerigereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Katılan vekilinin temyiz itirazları bakımından yapılan incelemede;
Katılanın yüzüne karşı 31/07/2009 tarihinde tefhim olunan kararın 1412 sayılı CUMK'un 310. maddesi gereğince 09/09/2009 tarihine kadar temyiz edilmesi gerekirken, katılan vekili tarafından 25/09/2009 tarihinde temyiz edildiği, hüküm tarihi itibariyle temyiz isteminin süresinde olmaması nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMK’nın 317. maddesi uyarınca katılan vekilinin temyiz isteminin REDDİNE,
2- Sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Hüküm fıkrasında teşdiden ceza verildiği belirtilmiş olmasına rağmen alt sınırdan temel ceza belirlenmesi ve 5237 sayılı TCK'nın 89/1. maddesinde hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü, aynı Kanunun 50/2. maddesine göre seçenek cezalardan tercih edilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, koşulları bulunduğu halde hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmediği yönünde yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 28/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 89/1- 89/2-b, 52/2, 53/6 maddelerigereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Katılan vekilinin temyiz itirazları bakımından yapılan incelemede;
Katılanın yüzüne karşı 31/07/2009 tarihinde tefhim olunan kararın 1412 sayılı CUMK'un 310. maddesi gereğince 09/09/2009 tarihine kadar temyiz edilmesi gerekirken, katılan vekili tarafından 25/09/2009 tarihinde temyiz edildiği, hüküm tarihi itibariyle temyiz isteminin süresinde olmaması nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMK’nın 317. maddesi uyarınca katılan vekilinin temyiz isteminin REDDİNE,
2- Sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Hüküm fıkrasında teşdiden ceza verildiği belirtilmiş olmasına rağmen alt sınırdan temel ceza belirlenmesi ve 5237 sayılı TCK'nın 89/1. maddesinde hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü, aynı Kanunun 50/2. maddesine göre seçenek cezalardan tercih edilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, koşulları bulunduğu halde hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmediği yönünde yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 28/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.