‹ Ana sayfa
Yargıtay12. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/9931 K.2012/25498

Esas No: 2011/9931 · Karar No: 2012/25498 · Karar Tarihi: 28.11.2012
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanıkların Yozgat İl Şefaatli ilçesinde tümülüste yaptıkları kazı faaliyetinin 2863 sayılı Kanun ve ilgili CMK maddelerine aykırı olup olmadığıydı; mahkeme, sanıkların beraatini (yargılamadan dolayı suçtan mahrum bırakılmasını) karar verdi.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm: 1- Sanıklar ... hakkında; 2863 sayılı. Kanunun 65/a ve 74/1 maddelerindeki suçlardan; 5271. sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraat

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıklar, ..., ..., ..., ...'in beraatlerine ilişkin hüküm müşteki vekili ile mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından, sanık ...'ın mahkumiyetine ilişkin hükümler sanık ... müdafii, müşteki vekili ve Mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından, sanık ...'ın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık ... müdafii, müşteki vekili ve Mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından, sanıklar ... ile ...'nun mahkumiyetine ilişkin hükümler sanıklar ..., ..., müşteki vekili ve Mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suçtan doğrudan doğruya zarar gören ve sanıklar hakkındaki kamu davası ihbar edilmeyen ...'nın, temyiz dilekçesi ile birlikte katılma talebinde bulunduğu anlaşıldığından, 5271 sayılı CMK'nın 237/2 maddesi uyarınca katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Yozgat İli, Şefaatli İlçesi, Kızılcaköyü, Koçtaşağı mevkiinde bulunan tümülüste sanık ...'ın bir kısım şahıslarla birlikte kazı yaptıklarının tespit edilmesi üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, 16.01.2007 tarihinde sanıklar, ..., ..., ...’nun daha önce yaptıkları çalışmaya devam etmek üzere yeniden bölgeye geldikleri, her üçünün dosya içerisinde kayıtları mevcut, Turizm Meslek Lisesi otelinde konaklayarak tümülüs içerisinde çalışmaya başladıkları, 17.01.2007 tarihinde akşam saatlerinde jandarmanın durumdan haberdar olduğu ve olay yerine intikal ettiği, o sırada sanıklar ..., ... ve ...'nun, ...'a ait jeep türündeki otonun içerisinde hep birlikte olay yerinden, suça konu tepenin eteğinden aşağıya, güney yönüne doğru inen ve oradan birkaç kilometre uzaklıktaki tali asfaltla bağlanan patika tarla yolunda seyrederken durduruldukları, Şefaatli Cumhuriyet Savcılığı'nın yazılı arama emrine istinaden ...’ a ait, ... plakalı Chrysler marka jeepte arama yapıldığı, yapılan aramada ... içerisinde 3 çift 1 tek iş eldiveni, plastik bidonun kesilerek ucuna ip bağlamak suretiyle oluşturulan, toprak bulaşıklı, sürüklemek suretiyle toprak taşımaya yarayan toprak teknesi, biri kısa biri uzun saplı iki adet kazma, dar alanda çalışmak için imal edilmiş 1 adet kısa saplı küçük kürek, 1 adet uzun saplı büyük kürek, 1 adet toprak bulaşıklı on metre uzunluğunda halat, tünelin aydınlatılmasında kullanıldığı sanılan 4 adet mum, 1 adet büyük çekiç, 1 adet kazıda kullanılan ucu sivri demir (burç), 1 adet manivela tabir edilen demir aygıtın bulunduğu, bulunan suç alet ve delillerine el konulduğu, akabinde ... içerisinde bulunan ..., ... ve ...’nun gözaltına alındıkları, sanık ...'ın jandarmada ifadesi devam ederken daha önce tümülüsün içerisinden çıkarttığı eserleri Ankara’ya götürüp temyize gelmeyen ve arkadaşı olan sanık ...’a bıraktığını belirtmesi üzerine, söz konusu eserleri telefon ederek Şefaatli Jandarma Komutanlığına getirttiği, jandarma tarafından 18.01.2007 tarihli tespit tutanağı ile Mustafa Hakan Avcı ve Murat Demirel isimli şahısların poşet içerisinde getirdikleri, 7 parça muhtelif büyüklükte kırık testi parçaları, bir adet bakır veya bronz yeşil renk tencere, bu tencereye ait 3 adet bakır veya bronz ayak, bir adet bakır veya bronz yeşil plaka, bir adet gümüş kadeh, bir adet gümüş sap, 2 adet tahrip olmuş metal, bir adet kırık toprak şişenin Cumhuriyet savcısı huzurunda jandarma tarafından teslim alındığı,
Dosya içerisinde mevcut bulunan, 18.01.2007 tarihli Yozgat İl Jandarma Komutanlığı'nın olay yeri inceleme raporuna göre, Yozgat İli, Şefaatli İlçesi, Kızılcaköyü, Koçtaşağı mevkiinde bulunan tepenin 5,30 metre derinliğinde, 16,50 metre uzunluğunda kazılmış olduğu, kazılan yerin iç kısmında sol tarafta bulunan toprağın 90x120 metre ebatlarında tünel şeklinde içeriye doğru 5 metre uzunluğunda kazılmış olduğu, parmak izi bulunmadığı, toprağın altına doğru tünel şeklinde kazılan yerin içerisinde yapılan incelemede, tünelin 5 metre uzunluğunda olduğu bildirildiği, yine dosya içerisinde mevcut 16.03.2007 tarihli bilirkişi kurulu raporuna göre, Suça konu yerde yapılan keşif ve inceleme sonucunda, anılan yerin 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı niteliğinde olan tümülüs olduğu, ...’nın izni ve yetkisi olmadan kaçak kazı yapıldığı, 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında taşınmaz kültür varlığı olan yerde define arama amaçlı dahi çalışma yapılamayacağı, tümülüsün iş makinesiyle güney yönünden yaklaşık 4.5 metre genişliğinde ve merkezine doğru yaklaşık 7 metre açıldığı, bu açıklığın batı kenarından 1 metre (bir insanın çömelerek hareket edebileceği genişlikte), yaklaşık 4-5 metre uzunluğunda bir tünel açıldığı ve mezar odasına ulaşılmasının ardından, mezar odasının güney duvarı açılmak suretiyle içeri girildiği, girişin sonradan doldurulduğu, tümülüsün yapısının bozularak, taşınmaz kültür varlığı olan tümülüs ve mezar odasına zarar verildiği, tümülüsten çıkarıldığı söylenen 10 adet sırsız seramik ve 7 adet madeni eserin, tümülüsten çıkarıldıkları ve Frig dönemine ait oldukları tespit edilen eserlerin, 2863 sayılı Kanunun 23/a madde ve bendinde yer verilen korunması gerekli taşınır kültür ve tabiat varlığı olduklarının bildirildiği,
Yine dosya içerisinde mevcut, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.09.2006 tarih, 2006/332 sayılı ve 05.01.2007 tarih, 2007/25 sayılı kararlarına istinaden yapılan, ...’ a ait cep telefonunun dinlenmesine ilişkin kayıtlardan, kazı yapma eyleminin, sanık ... tarafından organize edildiğinin anlaşıldığı, sanık ...'ın da, bölgeye gelerek Turizm Meslek Lisesi otelinde konakladığı, jandarma tarafından kazı bölgesinde kendisi hakkında kimlik tespiti yapıldığı ve bu hususların sanık ...'ın hazırlık soruşturmalarında verdiği ifadelerini doğrular nitelikte olduğu, sanıklar ..., ..., ..., ...'in ise üzerilerine atılı suçları işlediklerine dair savunmalarının aksini ispatlayacak dosya kapsamında bir delil bulunmadığı anlaşılmakla;
A- Sanıklar ..., ..., ..., ...'in beraatlerine ilişkin hükmün incelenmesinde;
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçların sanıklar tarafından işlendiklerine dair mahkumiyetlerine yeter delil bulunmadığı, sanıklar tarafından işlendiklerinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekili ile Mahalli Cumhuriyet savcısının, sanıkların cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
B- Sanıklar, ..., ..., ..., ...'nun mahkûmiyetlerine ilişkin hükümlerin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ... müdafii ile sanık ... müdafinin sanıkların suçu işlemediklerine, sanık ... ile sanık ...'nun suçu işlemediklerine, mahalli Cumhuriyet savcısı'nın lehe olan hükümlerin uygulanmaması gerektiğine, katılan vekilinin sanıklar hakkında bir sebebe dayanmayan temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanıkların 2863 sayılı Kanun kapsamında bulunan kültür varlığı olan tümülüste kazı yaptıkları, iddianamede kültür varlığına zarar verme ve kazı yapma suçları ayrı ayrı anlatılmış ve sevk maddeleri olarak 2863 sayılı Kanunun 65/a ve 74/1 maddeleri gösterilmiş ise de, 5237 sayılı TCK'nın 44 maddesinde düzenlenen fikri içtima kaidesinin objektif koşullarının “tek bir fiilin bulunması” ve “birden fazla kanun hükmünün ihlali”nden ibaret olduğu, sanıkların işledikleri fiille birden fazla suçun oluşmasına sebebiyet vermeleri karşısında, haklarında 5237 sayılı TCK'nın 44. maddesindeki fikri içtima hükmünün uygulanarak, eylemlerine temas eden en ağır hüküm olan 2863 sayılı Kanun'un 65/a maddesi gereğince cezalandırılmaları gerekirken, her iki suçtan ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmesi,
2- Sanık ...'ın suça konu tümülüsten çıktığı iddia edilen eserleri Ankara'da temyize gelmeyen sanık ...’ın işyerine bıraktığını belirtmesi ve telefon açarak eserleri getirtmesi karşısında eyleminin 2863 sayılı Kanunun 67/1 maddesine temas eden, ihbar yükümlülüğünde bulunmama suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, 2863 sayılı Kanunun 70. maddesinde bulunan yaptırımın tatbik edilmesi suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi,
3- Suça konu, 2863 sayılı Kanun kapsamında kültür varlığı olan tümülüste müteaddit defalar kepçe ile kazı yapılması karşısında, sanıklar ..., ..., ... hakkında, mahkemece alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesinde isabetsizlik görülmemiş olmakla beraber, sanık ...'ın müşterek fail olarak kazı faaliyetinde bulunması, söz konusu kazı faaliyetindeki rolü ve suçun işlenmesindeki katkısı gözetilerek, iki sınır arasında ceza tayin edilirken diğer sanıklarla arasında ceza adaletinin de gözetilmesi suretiyle alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerekirken, hakkında takdiren alt sınırdan hüküm tesisi edilmesi,
4- Sanıklar ..., ..., ... hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 53/1-c maddesinde belirtilen velayet, vesayet ve kayyımlığa ait hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca sanıklar hakkında sadece kendi alt soyları üzerindeki yetkileri bakımından koşullu salıverme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
5- Sanık ... hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 53/1-c maddesinde belirtilen kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca cezası ertelenen hükümlü hakkında uygulanamayacağı, 5237 sayılı TCK'nın 53/1-c maddesindeki diğer hakları kullanmaktan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılması gerektiği gözetilmeksizin, sanığın, 5237 sayılı TCK' nın 53/1-c maddesindeki haklardan koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık ... müdafii, sanık ..., sanık ... müdafii, sanık ..., Mahalli Cumhuriyet savcısı ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 28.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?