Yargıtay12. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/9853 K.2012/18650
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın 2863 sayılı Kanuna aykırılık ve mühür bozma suçlarından dolayı mahkumiyetine ilişkin temyiz başvurusudur. (2) Mahkeme, temyizi kabul ederek, 2863 sayılı Kanuna aykırılık hükmünü erteleme, mühür bozma hükmünü ise mahkumiyet olarak onaylamış ve adli para cezasının teciline ilişkin hak saklı kalacak şekilde karar vermiştir.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: 2863 sayılı Kanuna aykırılık, mühür bozma
Hüküm: 1- 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan; 2863 sayılı Kanunun 65/b; 5237 sayılı TCK'nın 62/1, 51/1-3, 53/1 maddeleri uyarınca, erteleme.
2- Mühür bozma suçundan; 5237 sayılı TCK'nın 203/1, 62/1, 52/4. maddeleri uyarınca mahkumiyet.
2863 sayılı Kanuna aykırılık ve mühür bozma suçlarından, sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mahkemece, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan doğrudan doğruya zarar gören Kültür ve Turizm Bakanlığı adına yapılan katılma talebi üzerine, “müştekinin” katılan olarak kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, tebliğnamede hazinenin müdahilliğine karar verilmesi nedeniyle bozma öneren (1) numaralı görüşe iştirak edilmemiş olup, gerekçeli karar başlığında katılanın Kültür ve Turizm Bakanlığı yerine ... şeklinde gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, eski bir evde restorasyon yapıldığına, yeni yapılan bir ev bulunmadığına ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- 5237 sayılı TCK'nın 51/1. maddesi uyarınca iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkum edilen kişinin cezasının ertelenebileceği ve adli para cezasının ertelenmesinin mümkün olmadığı gözetilmeksizin, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan tesis edilen hükümde, erteleme müessesesinin adli para cezasını da kapsayacak şekilde uygulanması,
2- 5237 sayılı TCK'nın 53/1-c maddesinde belirtilen kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca cezası ertelenen hükümlü hakkında uygulanamayacağı gözetilmeksizin, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan tesis edilen hükümde sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 53/1-c maddesindeki haklardan koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
3- 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenlemenin sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağına karar verilirken, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek somut gerekçeler gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılması gerektiği gözetilmeksizin, mühür bozmak suçundan tesis edilen hükümde, “hazinenin şikayetçi oluşu, meydana gelen zararın giderilmemesi” şeklindeki soyut gerekçe ile anılan düzenlemenin sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak adli para cezasının teciline ilişkin kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla BOZULMASINA, 13/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: 2863 sayılı Kanuna aykırılık, mühür bozma
Hüküm: 1- 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan; 2863 sayılı Kanunun 65/b; 5237 sayılı TCK'nın 62/1, 51/1-3, 53/1 maddeleri uyarınca, erteleme.
2- Mühür bozma suçundan; 5237 sayılı TCK'nın 203/1, 62/1, 52/4. maddeleri uyarınca mahkumiyet.
2863 sayılı Kanuna aykırılık ve mühür bozma suçlarından, sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mahkemece, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan doğrudan doğruya zarar gören Kültür ve Turizm Bakanlığı adına yapılan katılma talebi üzerine, “müştekinin” katılan olarak kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, tebliğnamede hazinenin müdahilliğine karar verilmesi nedeniyle bozma öneren (1) numaralı görüşe iştirak edilmemiş olup, gerekçeli karar başlığında katılanın Kültür ve Turizm Bakanlığı yerine ... şeklinde gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, eski bir evde restorasyon yapıldığına, yeni yapılan bir ev bulunmadığına ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- 5237 sayılı TCK'nın 51/1. maddesi uyarınca iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkum edilen kişinin cezasının ertelenebileceği ve adli para cezasının ertelenmesinin mümkün olmadığı gözetilmeksizin, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan tesis edilen hükümde, erteleme müessesesinin adli para cezasını da kapsayacak şekilde uygulanması,
2- 5237 sayılı TCK'nın 53/1-c maddesinde belirtilen kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca cezası ertelenen hükümlü hakkında uygulanamayacağı gözetilmeksizin, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan tesis edilen hükümde sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 53/1-c maddesindeki haklardan koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
3- 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenlemenin sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağına karar verilirken, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek somut gerekçeler gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılması gerektiği gözetilmeksizin, mühür bozmak suçundan tesis edilen hükümde, “hazinenin şikayetçi oluşu, meydana gelen zararın giderilmemesi” şeklindeki soyut gerekçe ile anılan düzenlemenin sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak adli para cezasının teciline ilişkin kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla BOZULMASINA, 13/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.