‹ Ana sayfa
Yargıtay12. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/8649 K.2012/11532

Esas No: 2011/8649 · Karar No: 2012/11532 · Karar Tarihi: 08.05.2012
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanıkların sit alanı veya korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı niteliği taşımayan yerde izinsiz kazı yapma eylemlerinin 2863 sayılı Kanun ve ilgili TCK maddeleri uyarınca mahkumiyetine ilişkin temyiz talepleridir. (2) Mahkeme, sanıkların mahkumiyet kararlarını bozmadı; ancak bazı usul hatalarını düzelterek hüküm metnini revize etti ve temyiz itirazlarının çoğunu reddetti.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm: 1- Sanıklar ... ve ... hakkında; 2863 sayılı Kanunun 74/2, 5237 sayılı TCK'nın 62/1, 58, 53/1, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet,
2- Sanık ... hakkında; 2863 sayılı Kanunun 74/2, 5237 sayılı TCK'nın 62/1, 63, 5271 sayılı CMK' nın 231/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması,

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıkların sit alanı ya da korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı niteliği taşımayan yerde izinsiz kazı yapma şeklindeki eylemlerinin, 5728 sayılı Kanun ile değişmeden önceki 2863 sayılı Kanunun 74/2. cümlesine temas ettiği, bu maddenin 5728 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanun'daki karşılığının 74/1. maddesi olup suça konu yerin sit alanı veya korunması gerekli başka bir yer olmaması nedeniyle ayrıca cezadan indirim öngörüldüğü, bu kapsamda lehe kanun karşılaştırmasının anılan maddeler gereğince yapılması gerektiği gözetilmeksizin, hatalı nitelendirme ile sanıklara eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

1- Sanık ...'ün mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık hakkında atılı suçtan 5728 sayılı Kanunla değişik CMK'nın 231. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmünün itiraza tabi olduğu, aynı Kanunun 264/1. maddesine göre de, kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılmanın, başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağı anlaşıldığından, itiraz merciince değerlendirme yapılmak üzere dosyanın 5271 sayılı CMK'nın 264/2. maddesi uyarınca isteme uygun olarak İNCELENMEKSİZİN MAHALLİNE İADESİNE,
2- Sanık ...'ün mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53/3. maddesi uyarınca sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken, hak yoksunluğu süresinin koşullu salıverilme tarihine kadar olması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanıklar müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının sanık ... ile ilgili bölümünün yedinci paragrafından “koşullu salıverilmeden sonra aynı Kanunun 53/1-c maddesinin uygulanmamasına” cümlesi çıkarılarak yerine “5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca, aynı Kanunun 53/1-c maddesinde belirtilen kişisel hak yoksunluğunun, sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanmasına” cümlesinin eklenmesi ile hükümdeki usul ve Kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3- Sanık ...'in mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) 5237 sayılı TCK’nın 53/3. maddesi uyarınca sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken, hak yoksunluğu süresinin koşullu salıverilme tarihine kadar olması gerektiğinin gözetilmemesi Kanuna aykırı,
b) Mahkemece tekerrüre esas alınan ilam da dahil olmak üzere sanığın adli sicil kaydında yer alan tüm ilamların 3167 sayılı Çek Kanunu'na muhalefet suçuna ilişkin olduğu, hükümden sonra 03/02/2012 tarih ve 28193 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31/01/2012 gün ve 6273 sayılı Kanun ile 5941 sayılı Çek Kanununa eklenen geçici 3. maddenin 7. fıkrasındaki düzenleme ile karşılıksız çek keşide etmek eyleminin suç olmaktan çıkarılması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanıklar müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 08/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?