‹ Ana sayfa
Yargıtay12. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/7336 K.2011/1468

Esas No: 2011/7336 · Karar No: 2011/1468 · Karar Tarihi: 20.09.2011
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu, bir kişinin taksirle ölüme sebep olmak suçundan şüpheli olduğu halde, Cumhuriyet Savcısı tarafından soruşturmanın genişletilerek yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasına rağmen kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesidir. (2) Mahkeme, 11.04.2011 tarihli Rize Ağır Ceza Mahkemesi kararının CMK’nın 309. maddesine göre kanun yararına bozulmasına ve dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine oybirliğiyle karar vermiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA

Sayı: KYB-2011-245783

Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi

Taksirle ölüme sebep olmak suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 22/03/2011 tarihli ve 2010/7278 soruşturma, 2011/1345 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Rize Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca verilen 11/04/2011 tarihli ve 2011/408 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Şüpheli hakkındaki taksirle ölüme sebep olmak suçundan dolayı yapılan soruşturmada suçun kanunî unsurlarının olayda gerçekleşmediğinden bahisle, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 160. maddesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, Trabzon Özel Karadeniz Hastanesinde doğum yapan müştekiye ait bebeğin doğumunda ve doğum sonrası tedavisinde bulunan kişilerin şüpheli yerine tanık olarak ifadesinin alındığı, bilirkişi raporunda hastanın doğum anında yaş akciğer hastalığı bulunması sebebiyle tedaviye başlandığını ve hastalığa uygun tedavisinin yapıldığının belirtilmesine rağmen aynı raporda bu hastalığın yeni doğan ünitesi olmayan bir ortamda tedavisinin mümkün bulunmadığını belirtmesi karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 173/3. maddesi gereğince soruşturmanın genişletilerek yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması, ortaya çıkacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiği gibi, doğum anından itibaren yeni doğan ünitesi olmayan bir hastanede tedavisi mümkün olmayan hastalık belirtileri gösteren bebeğin süratle bu donanımlara sahip bir hastaneye sevki gerekirken, sabah saatlerinde durumu ağırlaşan bebeğin gece yarısına kadar sevkinin yapılamadığı gibi, başlatılan idarî tahkikat neticesinde hastanenin kusurlu olduğu belirtilerek 10 günlük kapatma cezasının uygulanması karşısında, şüpheli ve belirlenecek şüphelilerin taksirle ölüme sebep olma eylemleri ilgili delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü ile kamu davasının açılmasına karar verilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 26.06.2011 gün ve 36217 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.08.2011 gün ve 2011/245783 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Şüphelinin taksirle ölüme neden olma suçundan, hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına ilişkin karara karşı yapılan itirazın reddine dair hükmün kanun yararına bozulması talep edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kanun yararına bozma talebine dayalı olarak düzenlenen tebliğnamede yazılı düşünce, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 11.04.2011 gün ve 2011/408 D. İş sayılı kararının CMK'nın 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasına, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesi için Yagıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 20.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?