‹ Ana sayfa
Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/4961 K.2012/3430

Esas No: 2011/4961 · Karar No: 2012/3430 · Karar Tarihi: 20.02.2012
Özet: Uyuşmazlık konusu, polis memurları tarafından görevleri sırasında meydana gelen trafik kazasında taksirle öldürme ve görevi ihmal suçlarının işlendiği iddiasıydı. Mahkeme, sanıkların 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca mahkumiyetini onaylayarak sürücü belgesinin geri alınmasına karar verdi.
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle öldürme, görevi ihmal
Hüküm: Sanık ...: 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/2, 52/2-4, 53/6, 63. maddelerince mahkumiyet, sürücü belgesinin geri alınması,
Sanıklar ... ve ...'nin 5237 sayılı TCK'nın 257/2, 62/1, 50/1-a maddelerince mahkumiyet.

Taksirle öldürme suçundan sanık ..., görevi ihmal suçundan sanıklar ... ve ...'nin mahkumiyetlerine ilişkin hüküm sanık müdafileri ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanık ... hakkında verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin eksik inceleme ile karar verildiğine, tanık beyanlarının değerlendirilmediğine, bilirkişi raporlarının hukuka uygun olmadığına dayanan ve yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün istem gibi ONANMASINA,
2- Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Sanıklar müdafinin yasal şartları oluşmayan duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 318. maddesi uyarınca reddine karar verilip incelenerek gereği görüşüldü:
1- Görevi ihmal suçunun kasten işlenebilen suçlardan olup, oluşması için kamu görevlisinin görevini bilerek ve isteyerek ihmal etmesi veya geciktirmesi gerektiği, kamu görevinin gereklerine aykırı davranışın kişilerin mağduriyetini sonuçlamış olması veya kamunun ekonomik bakımdan zararına neden olması ya da kişilere haksız bir kazanç sağlamış olması halinde görevi kötüye kullanma suçu oluştuğu, somut olayda, polis memuru olan sanıkların 05.10.2005 tarihinde saat 16.30 sıralarında Alanya-Gazipaşa istikametinde meydana gelen trafik kazasına görevli olarak gittikleri, trafik kazası tespit tutanağı tuttukları, kaza tespit tutanağında otomobil sürücüsü ...'nın arkadan çarpma suçunu işlediğinden asli kusurlu, kamyon sürücüsü ...'ın ise dönüş kurallarına uymamak suçunu işlediğinden tali kusurlu olarak gösterdikleri, "ancak kaza tespit tutanağı ve krokisinde çarpışmaya ve kazalı araçlara ait fren izi, lastik izleri ve diğer maddi bulgular kaza mahallinde olmasına rağmen bu delilleri kasten göstermeyerek olayın oluşuna uygun olmayan şekilde rapor tanzim ettikleri" iddiası, Cumhuriyet savcısının katılımıyla 11.10.2005 tarihinde (olaydan 6 gün sonra) olay mahallinde keşif icra edilip... plakalı araca ait 30 metre fren izi ile kazalı kamyona ait 12 metre kadar lastik izinin ve olayın oluşuna ilişkin diğer maddi bulguların tespit olunduğunu bildirilmesi, sanıkların kaza yerinde fren izi görmediklerini, olay yerinde bulunan sürücü ...'ya sorduklarında kendilerine hiç fren yapmadığını söylediğini beyan ettikleri, Cumhuriyet Savcılığında dinlenen emniyet amiri ... ve ... Jandarma karakol komutanı ...'in olay yerine gittiklerini, kaza tespit tutanağının oluşa uygun olduğunu, fren izi görmediklerini beyan ettikleri, olaydan sonra yolun ... itfaiyesince yıkandığı, Jandarmada 05.10.2005 tarihinde ifade veren sanık ...'ın aracında bulunan ...,... ve sanık ...'nın aracında yolcu olarak bulunan ...'in fren yapıldığından veya fren sesi duyduklarından bahsetmedikleri, ancak daha sonra Cumhuriyet Savcılığında sanık ... ve tanık ...'in frenden bahsettiği, sanık ...'nın frene bastığını, cayırtı olduğunu, lastiklerin kızaklandığını, 20-25 metre gitmesine rağmen aracı durduramadığını ifade etmesine karşılık diğer sanık ...'ın fren sesi duymadığını beyan ettiği, tanık ...'in yolda kayda değer fren izi benzeri şeye dikkat etmediğini, tanık ... bir anda takırtı duyduğunu, ne korna nede fren sesi duymadığını, tanık... fren sesi duymadığını sadece çarpışma sesini duyduğunu, tanık ...'in yolda fren izi bulunmadığını, tanık ...'ın gözle görülür fren izi bulunmadığını, tanık ... sadece çarpışma sesi duyduğunu fren sesi duymadığını, diğer tanıkla...'nin fren izlerini çok net gördüklerini söyledikleri, tanık ...'ın ise olaydan bir iki gün sonra yoldan geçerken fren izi gördüğünü beyan ettiği, olaydan yaklaşık bir saat sonra çekilen fotoğraflardan anlaşıldığı kadarıyla fren izlerinin bulunduğu, bu fotoğrafların çekici ile olay yerine giden tanık tarafından çekilerek ölen ... ve sanık ...'nın babası tarafından dosyaya sunulduğu, Adli Tıp Kurumu raporuna göre "Cumhuriyet savcısı huzurunda yapılan keşif sonucunda yol sathında tespit edilen izlerin kazaya karışan araçlara ait olabileceği gibi olaydan sonra da oluşturulabileceği, sanığın 06.10.2005 tarihinde Cumhuriyet savcısı huzurundaki ifadesinde özetle, arkadan gelen mağdur-sanık idaresindeki otomobili 500-600 metreden gördüğü ve tam dönüş yaptığı esnada dikiz aynasına bakmamış olması karşısında sanığın olayı öngörmesinin bekleneceği bu nedenle sürücü olan sanıkların kusurlu olduklarının" belirtilmiş olması da dikkate alındığında sanıkların suç işleme kastı ile hareket ettiklerinin belirlenememesi nedeniyle beraatleri yerine yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
1- Sanıklar hakkında tayin olunan adli para cezasının taksitlendirilmesi mümkün iken yanlış gerekçe ile taksitlendirilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
2- Hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesiyle hakkında "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" ve 08.12.2010 tarih ve 6086 sayılı Kanunla değişik TCK'nın 257/2. TCK'nın 7/2. maddeleri gereğince, sanıklar takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkları müdafii ve katılan vekilinin ltemyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 20.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?