Yargıtay12. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/3529 K.2011/5151
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 89/1-3b, 53/1-a, b,d, 58/6, 53/6. 5275 sayılı Kanunun 108/4. maddeleri gereğince mahkumiyet.
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK'nın 89/3-b. maddesinin uygulanması sırasında mağdurun yaralanmasının niteliğinin organ kaybı yerine kemik kırılması olarak belirtilmesi uygulanan Kanun maddesi doğru olduğundan bozma nedeni yapılmamış, sanığın uzlaşmayı kabul etmemesi nedeniyle zararın karşılanmadığı bu nedenle CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasının şartları oluşmadığından tebliğnamedeki bu yöndeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafii ile Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Taksirli suçlarda uygulama olanağı bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında TCK'nın 53/1. maddesi gereğince hak yoksunluğuna hükmedilmesi,
b) Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu konuda karar verecek merci 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 5. fıkrası ile de tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde şartla salıverilmeye ilişkin hükümlerin uygulanacağının hükme bağlandığı, bu sebeplerle denetimli serbestlik tedbirinin süresinin infaz aşamasında 5275 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tayin ve tesbiti gerektiği gözetilmeden, infazı kısıtlar biçimde 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bu cihetin yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, sanık hakkında TCK'nın 53/1. maddesiyle 5275 sayılı Kanunun 104/8. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkarılması suretiyle, diğer yönleri doğru olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17/11/2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 89/1-3b, 53/1-a, b,d, 58/6, 53/6. 5275 sayılı Kanunun 108/4. maddeleri gereğince mahkumiyet.
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK'nın 89/3-b. maddesinin uygulanması sırasında mağdurun yaralanmasının niteliğinin organ kaybı yerine kemik kırılması olarak belirtilmesi uygulanan Kanun maddesi doğru olduğundan bozma nedeni yapılmamış, sanığın uzlaşmayı kabul etmemesi nedeniyle zararın karşılanmadığı bu nedenle CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasının şartları oluşmadığından tebliğnamedeki bu yöndeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafii ile Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Taksirli suçlarda uygulama olanağı bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında TCK'nın 53/1. maddesi gereğince hak yoksunluğuna hükmedilmesi,
b) Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu konuda karar verecek merci 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 5. fıkrası ile de tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde şartla salıverilmeye ilişkin hükümlerin uygulanacağının hükme bağlandığı, bu sebeplerle denetimli serbestlik tedbirinin süresinin infaz aşamasında 5275 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tayin ve tesbiti gerektiği gözetilmeden, infazı kısıtlar biçimde 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bu cihetin yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, sanık hakkında TCK'nın 53/1. maddesiyle 5275 sayılı Kanunun 104/8. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkarılması suretiyle, diğer yönleri doğru olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17/11/2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.