Yargıtay12. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/23947 K.2012/18440
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Yaralama
Hüküm : TCK' nın 89/1, 2-b ; 52/4, 53/6. maddeleri gereğincemahkumiyet ve sürücü belgesinin geri alınması
Taksirle yaralama suçundan, sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
15.11.2007 ve 29/11/2007 tarihli Cumhuriyet Başsavcılığında alınan müşteki ve şüpheli ifadelerine dair tutanakların zabıt katibi tarafından imzalanmadığı görülmüş ise de, tutanakların ifadeleri alan Cumhuriyet savcısı tarafından imzalandığı ve tutanaklarla ilgili sahtelik iddiası bulunmadığından ; mahkemece olaydaki kusur durumunun belirlenmesi için görevlendirilen trafik polisi bilirkişinin İzmir Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığının 2008 yılı bilirkişi listesinde yer aldığı ve CMK'nın 64/5. maddesi uyarınca komisyonca başlangıçta yeminleri yaptırılmış olup görevlendirildikleri işlerde yeniden yemin verilmesi gerekmediğinden ve sanığa ait sürücü belgesi sureti UYAP ortamından alınıp dosya arasına konulmakla, tebliğnamedeki bozma isteyen görüşlere iştirak edilmemiştir.
Sanığın olay tarihinde, trafik lambalarıyla yönetilen kavşaktaki yaya geçidinden ve kendisine yeşil ışık yandığı bir sırada karşıdan karşıya yaya olarak geçmekte olan katılana yolun orta bölümünde ve kırmızı ışık ihlali yaparak asli ve tam kusurlu şekilde çarpmak suretiyle kazaya ve sonucunda katılanda ağır dereceli kemik kırığına neden olduğu sabit olup, eylemi mahkemece de bu şekilde kabul edildiğine göre, sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerekirken yazılı şekilde eksik ceza tayini ve suçun işleniş şekli, sanığın taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, zararın derecesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eylemine karşılık gelen TCK'nın 89/1. maddesindeki adli para cezasının alt sınırı suç tarihi itibari ile TCK'nın 5560 sayılı Kanunun 1. maddesiyle değişik 61. maddesi'nin 9. fıkrası uyarınca aynı maddede seçimlik ceza olarak düzenlenen hapis cezasının alt sınırı olan 3 aydan az olamayacağından, mahkemece takdiren ve teşdiden denillmiş olmasına rağmen gerçekte sanığa asgari hadden ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere ve gerekçeye, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına göre, sanığın , eksik incelemeye, kusur oranına ve yalnız kovuşturma safhasında dinlenen tanığın beyanının hükme esas alınmasının usul ve Kanuna aykırı olduğuna ilişkin ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 13/9/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç : Taksirle Yaralama
Hüküm : TCK' nın 89/1, 2-b ; 52/4, 53/6. maddeleri gereğincemahkumiyet ve sürücü belgesinin geri alınması
Taksirle yaralama suçundan, sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
15.11.2007 ve 29/11/2007 tarihli Cumhuriyet Başsavcılığında alınan müşteki ve şüpheli ifadelerine dair tutanakların zabıt katibi tarafından imzalanmadığı görülmüş ise de, tutanakların ifadeleri alan Cumhuriyet savcısı tarafından imzalandığı ve tutanaklarla ilgili sahtelik iddiası bulunmadığından ; mahkemece olaydaki kusur durumunun belirlenmesi için görevlendirilen trafik polisi bilirkişinin İzmir Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığının 2008 yılı bilirkişi listesinde yer aldığı ve CMK'nın 64/5. maddesi uyarınca komisyonca başlangıçta yeminleri yaptırılmış olup görevlendirildikleri işlerde yeniden yemin verilmesi gerekmediğinden ve sanığa ait sürücü belgesi sureti UYAP ortamından alınıp dosya arasına konulmakla, tebliğnamedeki bozma isteyen görüşlere iştirak edilmemiştir.
Sanığın olay tarihinde, trafik lambalarıyla yönetilen kavşaktaki yaya geçidinden ve kendisine yeşil ışık yandığı bir sırada karşıdan karşıya yaya olarak geçmekte olan katılana yolun orta bölümünde ve kırmızı ışık ihlali yaparak asli ve tam kusurlu şekilde çarpmak suretiyle kazaya ve sonucunda katılanda ağır dereceli kemik kırığına neden olduğu sabit olup, eylemi mahkemece de bu şekilde kabul edildiğine göre, sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerekirken yazılı şekilde eksik ceza tayini ve suçun işleniş şekli, sanığın taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, zararın derecesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eylemine karşılık gelen TCK'nın 89/1. maddesindeki adli para cezasının alt sınırı suç tarihi itibari ile TCK'nın 5560 sayılı Kanunun 1. maddesiyle değişik 61. maddesi'nin 9. fıkrası uyarınca aynı maddede seçimlik ceza olarak düzenlenen hapis cezasının alt sınırı olan 3 aydan az olamayacağından, mahkemece takdiren ve teşdiden denillmiş olmasına rağmen gerçekte sanığa asgari hadden ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere ve gerekçeye, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına göre, sanığın , eksik incelemeye, kusur oranına ve yalnız kovuşturma safhasında dinlenen tanığın beyanının hükme esas alınmasının usul ve Kanuna aykırı olduğuna ilişkin ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 13/9/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.