Yargıtay12. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/23014 K.2012/16906
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle öldürme
Uygulama: 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 50/1, 52/2-4, 53/6, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Tebliğname Düşünce: Bozma
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Adli para cezasına çevrilen hapis cezasının süresi itibariyle CMK'nın 231. maddesi uygulanamayacağından tebliğnamedeki görüşe iştirak olunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin kusur durumuna, katılanlar vekilinin ise yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Olay tarihinde sanığın meskun mahal dışında karlı asfalt zeminde gündüz saatlerinde kullandığı aracın hakimiyetini kaybetmesi sonucunda iki yönlü yolun dışına çıkarak devrilmesi ve bir kişinin ölmesi, biri nitelikli yedi kişinin de yaralanmasına neden olduğu olayda, sanığın tam kusurlu oluşu da dikkate alındığında iki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, maddede öngörülen cezanın alt sınırı da nazara alınmak suretiyle, alt sınırdan daha fazla uzaklaşılması gerekirken yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden ve teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle sanık hakkında az ceza tayini,
Kanuna aykırı, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 04.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Taksirle öldürme
Uygulama: 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 50/1, 52/2-4, 53/6, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Tebliğname Düşünce: Bozma
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Adli para cezasına çevrilen hapis cezasının süresi itibariyle CMK'nın 231. maddesi uygulanamayacağından tebliğnamedeki görüşe iştirak olunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin kusur durumuna, katılanlar vekilinin ise yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Olay tarihinde sanığın meskun mahal dışında karlı asfalt zeminde gündüz saatlerinde kullandığı aracın hakimiyetini kaybetmesi sonucunda iki yönlü yolun dışına çıkarak devrilmesi ve bir kişinin ölmesi, biri nitelikli yedi kişinin de yaralanmasına neden olduğu olayda, sanığın tam kusurlu oluşu da dikkate alındığında iki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, maddede öngörülen cezanın alt sınırı da nazara alınmak suretiyle, alt sınırdan daha fazla uzaklaşılması gerekirken yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden ve teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle sanık hakkında az ceza tayini,
Kanuna aykırı, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 04.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.