Yargıtay12. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/20060 K.2012/5726
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : 466 Sayılı Kanuna Göre Tazminat Talebi
Hüküm : 200,00 TL maddi, 5.500,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine.
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hükmün son kısmında karara karşı temyiz süresinin ne olduğunun belirtilmemesi karşısında, T.C. Anayasası'nın 40/2 ve CMK'nın 34/2 ile 232/6. madde ve fıkralarına aykırı biçimde kurulan hükme ilişkin davacının temyizinin de yasal süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hak ve nasafet kurallarına uygun makul ve makbul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacıya, tutuklama tarihine göre bu ölçülere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmolunması,
2- Dava dilekçesinde talep edilen faizin başlangıç tarihinin belirtilmemesi halinde dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı görülmekle, davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerden dolayı yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, 29/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dava : 466 Sayılı Kanuna Göre Tazminat Talebi
Hüküm : 200,00 TL maddi, 5.500,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine.
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hükmün son kısmında karara karşı temyiz süresinin ne olduğunun belirtilmemesi karşısında, T.C. Anayasası'nın 40/2 ve CMK'nın 34/2 ile 232/6. madde ve fıkralarına aykırı biçimde kurulan hükme ilişkin davacının temyizinin de yasal süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hak ve nasafet kurallarına uygun makul ve makbul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacıya, tutuklama tarihine göre bu ölçülere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmolunması,
2- Dava dilekçesinde talep edilen faizin başlangıç tarihinin belirtilmemesi halinde dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı görülmekle, davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerden dolayı yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, 29/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.