Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/19401 K.2012/16540
Özet: Uyuşmazlık konusu, 8 metre genişliğinde iki yönlü kullanıma açık yolda şerit ihlali yaparak karşıdan gelen katılanın aracına çarpan sanığın taksirle yaralama suçundan mahkum edilmesi ve temyizinde yapılan hatalı uygulamalardır. Mahkeme, sanığın kusur durumuna ilişkin delilleri göz önünde bulundurarak, 89/2(b) artırımının kaldırılmasını, sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin kararın kanuna uygun olmadığını belirterek hükmün düzeltilmesini ve onaylanmasını kararlaştırmıştır.
Mahkemesi: Sulh Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle yaralama
Hüküm: 5237 sayılı TCK'nın 89/1-2b, 62, 51-3, 50/1e, maddeleri uyarınca mahkumiyet.
Taksirle yaralama suçundan, sanığın mahkumiyetine yönelik hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Katılanın hükme esas alınan 11.09.2007 tarihli adli raporunda yüzde sabit eser olup olmadığı ve organlarından birinde sürekli zayıflama veya yitirilme olup olmadığının 18 ay sonraki muayene ile tespit edilebileceğinin belirtilmesine rağmen vücütta meydana gelen kemik kırığı gözetilerek sanığa verilen cezada 89/2(b) ile artırım yapılması sanık aleyhine temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya kapsamından sanığın gündüz kullanmış olduğu aracıyla 8 metre genişliğinde iki yönlü kullanıma açık sağa virajlı sollama yasağı olan yolda şerit ihlali yapatak karşı şeride geçmesi ve karşıdan gelen katılan sanık olarak yargılaması yapılan ...'nın aracına sol köşesiyle çarpması şeklinde gerçekleşen eylemde keşif sonrasında tanzim edilip hükme esas alınan bilirkişi raporunun oluşa uygun düştüğü, sanığın uzlaşmayı kabul etmediği ve Katılan sanık ...'nın zararını gidermeye yönelik bir çabasıda olmadığı görülmekle tebliğnamedeki bu nedenli bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın kusur durumuna ve ceza uygulamasına yönelik temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Hükmolunan cezanın ertelenmesi sırasında TCK'nın 51. maddesi yanında 647 sayılı Yasanın 6. maddesine de yer verilerek karma uygulama yapılması,
2- Trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûm olan sanık hakkında, TCK'nın 53/6. maddesi uyarınca sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilmesi imkân dahilinde ise de; mahkemece, hükmedilen cezanın, anılan Kanunun 50/1-e maddesi uyarınca "ehliyetin geri alınmasına ve sürücülük yapmasının yasaklanmasına" şeklinde seçenek yaptırıma çevrilmesinin yasal olarak olanaklı bulunmadığının gözetilmemesi,
3-Katılan lehine hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin katılan yerine vekili lehine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup sanık müdafinin temyizi bu itibarla yerinde görülmekle hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,
a) Hükmün erteleme ile ilgili kısmından “ve 647 sayılının 6. fıkrası gereğince” ibaresinin çıkarılması
b) TCK 50/1(e) maddesi le ilgili 6. paragrafdaki düzenlemenin hükümden tamamen çıkarılması
c) Vekalet ücreti ile iligili kısımdaki “Av. Kemal Aydın'a”, ibaresinin “katılan sanık ...'ya ” şeklinde değiştirilmesi sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün isteme aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.07.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Suç: Taksirle yaralama
Hüküm: 5237 sayılı TCK'nın 89/1-2b, 62, 51-3, 50/1e, maddeleri uyarınca mahkumiyet.
Taksirle yaralama suçundan, sanığın mahkumiyetine yönelik hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Katılanın hükme esas alınan 11.09.2007 tarihli adli raporunda yüzde sabit eser olup olmadığı ve organlarından birinde sürekli zayıflama veya yitirilme olup olmadığının 18 ay sonraki muayene ile tespit edilebileceğinin belirtilmesine rağmen vücütta meydana gelen kemik kırığı gözetilerek sanığa verilen cezada 89/2(b) ile artırım yapılması sanık aleyhine temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya kapsamından sanığın gündüz kullanmış olduğu aracıyla 8 metre genişliğinde iki yönlü kullanıma açık sağa virajlı sollama yasağı olan yolda şerit ihlali yapatak karşı şeride geçmesi ve karşıdan gelen katılan sanık olarak yargılaması yapılan ...'nın aracına sol köşesiyle çarpması şeklinde gerçekleşen eylemde keşif sonrasında tanzim edilip hükme esas alınan bilirkişi raporunun oluşa uygun düştüğü, sanığın uzlaşmayı kabul etmediği ve Katılan sanık ...'nın zararını gidermeye yönelik bir çabasıda olmadığı görülmekle tebliğnamedeki bu nedenli bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın kusur durumuna ve ceza uygulamasına yönelik temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Hükmolunan cezanın ertelenmesi sırasında TCK'nın 51. maddesi yanında 647 sayılı Yasanın 6. maddesine de yer verilerek karma uygulama yapılması,
2- Trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûm olan sanık hakkında, TCK'nın 53/6. maddesi uyarınca sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilmesi imkân dahilinde ise de; mahkemece, hükmedilen cezanın, anılan Kanunun 50/1-e maddesi uyarınca "ehliyetin geri alınmasına ve sürücülük yapmasının yasaklanmasına" şeklinde seçenek yaptırıma çevrilmesinin yasal olarak olanaklı bulunmadığının gözetilmemesi,
3-Katılan lehine hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin katılan yerine vekili lehine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup sanık müdafinin temyizi bu itibarla yerinde görülmekle hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,
a) Hükmün erteleme ile ilgili kısmından “ve 647 sayılının 6. fıkrası gereğince” ibaresinin çıkarılması
b) TCK 50/1(e) maddesi le ilgili 6. paragrafdaki düzenlemenin hükümden tamamen çıkarılması
c) Vekalet ücreti ile iligili kısımdaki “Av. Kemal Aydın'a”, ibaresinin “katılan sanık ...'ya ” şeklinde değiştirilmesi sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün isteme aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.07.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.