Yargıtay12. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/17013 K.2012/186
Özet: Uyuşmazlık, damperli kamyonla taş ocağında taş yükü taşıyan sanığın aracını durduramaması sonucu yanındaki işçinin araçtan düşerek ölmesiyle ilgili taksirle öldürme suçundan hüküm istenmesidir. Mahkeme, dosya ve delillerin incelenmesi sonucunda sanığın kusurunun bulunmadığını belirterek beraat kararına karar vermiştir.
Mahkemesi: Asliye Ceza MahkemesiSuç: Taksirle öldürmeHüküm: 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/1-a, 50/4, 52/2-4, 63/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet. Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak, Sanığın sevk ve idaresindeki damperli kamyonla taş ocağında aracına aldığı taş yükü ile beraber harekete geçip taş kırma makinelerinin bulunduğu alana doğru gece vakti ilerlediği sırada, hemen yanlarındaki firmada işçi olarak çalışan ...'ın sanığın izni ve haberi olmaksızın aracının sol dikiz aynasına tutunarak yolculuk yapmak isterken dengesini kaybederek araçtan düşüp sol ön tekerin altında kalması sonucu kaldırıldığı hastanede vefat ettiği olayda, sanığın dikiz aynasına tutunmak isteyen ...'ı görür görmez aracını durdurduğu yönündeki savunmasının aksine dosyada delil bulunmadığı gibi kaza anındaki yol ve yük durumu ile aracın niteliğine göre süratli gitmesi mümkün bulunmayan sanığın ancak belli bir mesafede aracını durdurabileceği nazara alınarak sanığa atılı taksirle öldürme suçunda taksire dayalı kusurunun bulunmaması nedeniyle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen bilirkişi raporlarına itibarla yazılı gerekçelerle sanığın mahkumiyetine karar verilmesi, Kabul ve uygulamaya göre de: Hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik CMK’nın 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenleme karşısında suçun niteliği, hükmolunan cezanın türü ve miktarı gözetilip dosyada bulunan adli sicil kaydı da değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 17.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.