‹ Ana sayfa
Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/16935 K.2012/24504

Esas No: 2011/16935 · Karar No: 2012/24504 · Karar Tarihi: 20.11.2012
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların Sütçüler ilçesinde izinsiz kazı yaparak Genç Roma‑Doğu Roma dönemine ait tarihi duvarı tahrip etmeleriyle ilgili 2863 sayılı Kanun ve TCK hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağıdır. Mahkeme, sanıkların suç işlediğini kabul ederek, 2863 sayılı Kanunun 65/a maddesi yerine 74/1 maddesine göre hapis cezası (1 yıl 8 ay) vererek kararını bozdu ve temyiz itirazlarını reddetti.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: 2863 Sayılı Kanuna Aykırılık
Hüküm: 2863 sayılı Kanunun 65/a, 5237 sayılı TCK'nın 62,51,54 maddeleri uyarınca mahkumiyet

2863 Sayılı Kanuna Aykırılık suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler sanık ... ve sanık ... müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıkların Sütçüler ilçesi, Belen mahallesi, Asar Tepesi mevkiinde bulunan ve Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Bölge Müdürlüğünün 26/05/2006 tarihli, 1044 sayılı kararı ile 1. derecede arkeolojik sit alanı olarak tescil edilmiş olan sınırlar içerisinde, batı yönünde zirveye yakın bir noktada, iş makinesi kullanılarak yaklaşık 3,20 metre derinliğinde 4,5 metre genişliğinde, 15 metre uzunluğunda kazı yaptıklarının, kazı sırasında antik bir duvarın tahrip edildiğinin, duvarın çevresindeki seramik parçalarından tahrip edilen duvarın Genç Roma- Doğu Roma dönemine ait olduğunun belirlendiği, sanık ...'in savunmasında borçlarını ödeyebilmek amacıyla define bulmak ümidi ile kazı yapmaya karar verdiğini, diğer sanık ...'tan suça konu yeri kazmasını istediğini, sanık ...'ın bu yerin tarihi niteliğinin olabileceğini söyleyerek önce kazmak istemediğini ancak ısrar edince kazmaya razı olduğunu, kendisinin veya başka bir kişi ya da kişilerin sanık ...'ı kazı yapması için tehdit etmediğini ifade ettiği, sanık ...'ın ise emniyet mensupları tarafından alınan ilk ifadesinde tehdit edildiğine dair bir beyanı bulunmazken C Savcılığında ve yargılama aşamasında alınan savunmalarında silahlı üç kişi tarafından tehdit edilmesi nedeniyle suça konu yeri kazdığını beyan ettiği, sanığın bu savunmasının itibar edilebilir nitelikte olmadığı kabul edilmekle, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde suça konu yeri tarihi eser bulmak amacıyla kazdıkları ve kazı sırasında Genç Roma- Doğu Roma dönemine ait tarihi duvarı tahrip ettikleri anlaşılmakla,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ... müdafiinin sanığın kendi iradesi ile suçu işlemediğine, mahkemece savunmalarının nazara alınmadığına, sanık ...'in ise kültür varlığına zarar vermediklerine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Kovuşturmanın iddianamede anlatılan fiil ve fail ile sınırlı olması kuralı karşısında, her ne kadar sanıkların izinsiz olarak gerçekleştirdikleri kazı eylemi neticesinde taşınmaz kültür varlığı niteliğini haiz tarihi duvarın zarar görmesine sebebiyet verilmiş ise de, bu hususun iddianame anlatımında yer almaması nedeniyle sanıklar hakkında ek savunmaları tespit edilerek 2863 sayılı Kanunun 65/a maddesinin uygulanamayacağı, aynı Kanunun 74/1 maddesi uyarınca cezalandırılmaları gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
1-Hükümde 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, sanıkların kastı nazara alınarak hapis cezasının asgari hadden belirlendiği gözetilmeksizin, aynı gerekçelerle adli para cezasının asgari hadden uzaklaşılarak belirlenmesi,
2-Güvenlik tedbiri olması nedeniyle sanıklar yönünden kazanılmış hak oluşturmadığı dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK'nın 53/4 maddesinin kısa süreli hapis cezası ertelenmiş olan kişiler hakkında uygulanacağı gözetilmeksizin, mahkum oldukları 1 yıl 8 ay hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında aynı Kanunun 53/1 maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık ... ve sanık ... müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 20/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?